Kısa cevap
Talmud, hahamların Yahudi hukuku üzerine tartışmalarının ve hikâyelerinin devasa bir kaydıdır. MS 500-600 civarında tamamlandı. İnternetteki bazı ‘Talmud alıntıları’ uydurmadır. ‘Libbre David 37’ gerçek hiçbir kitabı göstermez. Yahudilere bütün Yahudi olmayanların malını verdiği diye aktarılan kanunname paragrafı böyle bir şey söylemez. Diğerleri gerçek bir satırı keser. Listeler Soferim adlı küçük kitabı ‘putperestlerin en iyisini öldür’ diye aktarır ve genellikle onun “savaş zamanında” sözünü atar. Birçoğu gerçektir. Yahudi hukukunun ana kanunnamesi olan Şulhan Aruh, bir Yahudi'nin bir putperestin kayıp malını tutmasına izin verir. Sanhedrin 57a'daki erken bir öğretide bir Yahudi olmayanı öldüren bir Yahudi “muaftır”: hiçbir mahkeme onu idam etmez. Listelerin çoğu Rohling (1871) ve Pranaitis (1892) gibi düşmanca yazarlara dayanır. Kur'an Müslümanlara bir habere göre davranmadan önce onu araştırmalarını söyler (49:6). İslam eski bir metin yüzünden bugün yaşayan hiç kimseyi suçlamaz (6:164) ve kimseye haksızlık etmeyi yasaklar (5:8).
Ayrıntılı açıklama
Talmud nedir
Talmud katmanlar hâlinde kuruludur. İlk katman MS 200 civarında düzenlenen Mişna'dır. Sözlü yasanın, yani Sözlü Tora'nın bir kanunnamesidir. Rabbani Yahudilik, Tanrı'nın (﷾) bu öğretiyi yazılı Tora'nın yanında Musa'ya verdiğine inanır. İkinci katman Gemara'dır: hahamların Mişna üzerine yüzyıllar süren tartışması. Bir Gemara İsrail Diyarı'nda 400 civarında tamamlandı. Bu Kudüs Talmudu'dur. Babil Talmudu 500-600 civarında, sonraki eklemelerle tamamlandı. Malzemesi iki türdür. Halaha hukuktur. Agada hikâyeler, sözler ve vaazlardır. Yahudi hukuku daha sonra kanunnamelerde ortaya kondu. Başlıcaları 12. yüzyılın bir hahamı olan Maimonides'in Mişne Tora'sı (yaklaşık 1180) ve Yosef Karo'nun Şulhan Aruh'udur (1565). Rema diye bilinen Moşe İsserles (16. yüzyıl) Şulhan Aruh'a notlar ekledi. Kitap onlarla birlikte basılır.
Rabbani literatüre standart giriş: MS 200 civarında Haham Yehuda ha-Nasi döneminde derlenen Mişna; Tosefta; 400 civarında İsrail Diyarı'nda tamamlanan Kudüs Talmudu; ve sonraki iki yüzyıl boyunca, daha sonraki eklemelerle, Babil'de tamamlanan Babil Talmudu. Malzemenin halaha (hukuk) ve agada (anlatı ve vaaz) olarak bölünmesini açıklar.
Listeler nereden geliyor
Listelerin çoğu birkaç düşmanca kitaba dayanır. Alman âlim Johann Eisenmenger, Entdecktes Judentum'da (1700) Yahudilere saldırmak için pasajlar topladı. Katolik rahip August Rohling, Der Talmudjude'de (1871) onu kopyaladı. Yine Katolik bir rahip olan Justinas Pranaitis, 1892 tarihli bir kitabında İbranicesini Eisenmenger'den aldı. Pranaitis putperestler ve Samiriler için kullanılan kelimeleri Hristiyanlar anlamında okudu.
Talmud karşıtı propaganda üzerine bir araştırma. Listeleri Eisenmenger'in Entdecktes Judentum'una, Rohling'in Der Talmudjude'sine (17 baskı; Rohling, kendisine cahil ve yalancı şahit dediği için Haham Joseph Bloch'a dava açtı, sonra 1885'te duruşmadan önce davadan çekildi) ve İbranice alıntıları Eisenmenger'den aşırılmış olan ve putperestler ile Samiriler için kullanılan kelimeleri Hristiyanlar anlamında okuyan Pranaitis'e kadar izler. “Libbre David 37”nin gerçek hiçbir kitaba atıf yapmadığını (Hermann Strack, Dibre David adlı her kitabı taradı ve böyle bir pasaj bulamadı) ve Hoşen Mişpat 348'den yapılan “diğer milletlerin bütün malı Yahudi milletine aittir” “alıntısının” uydurma olduğunu gösterir: gerçek paragraf Yahudi'den de Yahudi olmayandan da hırsızlığı yasaklar.
Kiev'deki Beilis kan iftirası davasına (1913) katılan Yahudi gazeteci Benzion Katz'ın yaklaşık elli yıl sonra yazdığı anıları, Leiman'ın notlarıyla. Katz, savunmanın iddia makamının Talmud uzmanı Katolik rahip Justinas Pranaitis'e yönelttiği soruları kendisinin hazırladığını ve Pranaitis'in bunlara cevap veremediğini söyler. Leiman'ın notları Pranaitis'in Latince kitabını 1892'ye tarihlendirir, onun neredeyse bütün argümanlarını, matbaa hataları dahil, daha önceki Yahudi karşıtı yazılardan kopyaladığını söyler ve Yahudi olmayan iki Rus İbranice uzmanının savunma lehine tanıklık ettiğini kaydeder. Beilis beraat etti.
Uydurma iki alıntı
‘Libbre David 37’nin Yahudilere, ölüm cezası tehdidiyle, rabbani kitaplar hakkında yanlış açıklamalar vermelerini buyurduğu söylenir. Gerçek hiçbir kitabı göstermez. Alman Hristiyan bir Talmud âlimi olan Hermann Strack, Dibre David adını taşıyan bütün kitapları taradı. Böyle bir pasaj bulamadı. ‘Hoşen Mişpat 348’, ‘diğer milletlerin bütün malının Yahudi milletine ait olduğunu’ söylüyormuş gibi aktarılır. Hoşen Mişpat, Şulhan Aruh'un medeni hukuk kısmıdır. Gerçek paragraf olan 348:2, bir Yahudi'den ya da bir Yahudi olmayandan çalmayı yasaklayarak açılır.
Talmud karşıtı propaganda üzerine bir araştırma. Listeleri Eisenmenger'in Entdecktes Judentum'una, Rohling'in Der Talmudjude'sine (17 baskı; Rohling, kendisine cahil ve yalancı şahit dediği için Haham Joseph Bloch'a dava açtı, sonra 1885'te duruşmadan önce davadan çekildi) ve İbranice alıntıları Eisenmenger'den aşırılmış olan ve putperestler ile Samiriler için kullanılan kelimeleri Hristiyanlar anlamında okuyan Pranaitis'e kadar izler. “Libbre David 37”nin gerçek hiçbir kitaba atıf yapmadığını (Hermann Strack, Dibre David adlı her kitabı taradı ve böyle bir pasaj bulamadı) ve Hoşen Mişpat 348'den yapılan “diğer milletlerin bütün malı Yahudi milletine aittir” “alıntısının” uydurma olduğunu gösterir: gerçek paragraf Yahudi'den de Yahudi olmayandan da hırsızlığı yasaklar.
Ana metin: bir peruta (en küçük para) değerinde bile çalan, ister bir Yahudi'den ister bir putperestten, ister bir yetişkinden ister bir çocuktan çalsın, “Çalmayacaksınız” emrini çiğner ve ödemek zorundadır. Rema'nın şerhi: bir putperestin hatası, örneğin bir hesapta onu yanıltmak ya da borcundan kaçmak, bundan haberi olmaması şartıyla caizdir ki Tanrı'nın adına saygısızlık olmasın (Tur'u anarak). “Ve bazıları der ki” onu yanıltmak yasaktır ve yalnızca kendi kendine yaptığı hata tutulabilir (Mordehay'ı anarak). Basılı metindeki akum (putperest) kelimesi sansür döneminden kalma bir terimdir.
Küçük risalelerdeki iki pasaj: Soferim ve Kalla
Listeler ‘Soferim 15:10’u ‘putperestlerin en iyisini öldür’ diye aktarır. Putperest burada Yahudi olmayan biridir. Soferim küçük bir risaledir, Talmud'dan sonra derlenmiş küçük bir kitap. Söz Haham Şimon bar Yohay'ındır (2. yüzyıl) ve birkaç farklı biçimde gelir. Mısır'dan Çıkış üzerine erken bir şerh olan Mekhilta, onu atları İsrail'in peşinden Firavun'un savaş arabalarını çeken, Tanrı'dan (﷾) korkan Mısırlılar için söyler. Kudüs Talmudu “Yahudi olmayanların en ehlini öldür” der. Söz, “doktorların en ehli Gehenna içindir”, yani cehennem içindir gibi bir söz dizisi içinde durur. Yalnızca Soferim'de “savaş zamanında” vardır. Listeler genellikle bu kelimeleri atar. ‘Kalla 1b’ başka bir küçük risale olan Kalla'yı gösterir. Orada Haham Akiva (2. yüzyıl) bir anneye dudaklarıyla yemin eder ve onu kalbinde iptal eder. Bunu oğlunun doğumu hakkındaki gerçeği öğrenmek için yapar. Daha uzun risale Kalla Rabbati aynı hikâyeyi anlatır ve hemen sorar: “Haham Akiva bunu nasıl yapabildi?”
Aynı söz dizisi (“doktorların en iyisi Gehenna içindir”, “kasapların en değerlisi Amalek'in ortağıdır”), Haham Şimon bar Yohay'ın şu sözüyle: “putperestlerin en iyisini, savaş zamanında, öldür; yılanların en iyisinin beynini ez; kadınların en değerlisi büyü yapar”. Basılı metindeki ovdei kokhavim (yıldızlara tapanlar) bir sansürcü terimidir. “Savaş zamanında” ifadesini yalnızca bu versiyon ekler.
Mısırlıların hayvanları ölmüşken Firavun'un İsrail'i kovalayan altı yüz savaş arabası için atları nereden bulduğunu sorar. Cevap verir: “RAB'bin sözünden korkan” ve doludan önce hayvanlarını içeri alan Mısırlılardan (Mısır'dan Çıkış 9:20). Böylece Tanrı'dan korkanların hayvanları İsrail için bir tuzak oldu, “buradan Haham Şimon der ki: Yahudi olmayanların en iyisini öldür; yılanların en iyisinin başını ez”. Bağlamında söz o Mısırlılar hakkındadır.
Meslekler ve tipler hakkındaki bir dizi sözde (“eşek sürücülerinin çoğu kötüdür, denizcilerin çoğu dindardır”, “doktorların en ehli Gehenna içindir”), Haham Şimon bar Yohay'dan şu aktarılır: “Yahudi olmayanların en ehlini öldür; yılanların en iyisinin beynini ez; kadınların en ehli bir büyücüdür”. Bu versiyonda “savaş zamanında” yoktur.
Haham Akiva, cüretkâr bir çocuğun doğumu hakkında hocalarıyla aynı fikirde değildir. Bunu kanıtlamak için çocuğun annesine kendisine cevap verirse Gelecek Dünya'yı vaat eder; kadın ondan yemin etmesini isteyince “dudaklarıyla” yemin eder ve “kalbinde” onu iptal eder. Kadın ona çocuğun zinadan doğduğunu söyler. Hikâye başka kimsenin adını anmaz.
Haham Akiva'nın aynı hikâyesini anlatır ve kendi Gemara'sı hemen itiraz eder: “Haham Akiva bunu nasıl yapabildi?”; dudaklarla edilen yemin hakkındaki Levililer 5:4'ü anar. Belirsiz bir söz kalıbıyla yemin ettiğini ve öyle olsa bile onu kalbinde iptal ettiğini söyleyerek cevap verir.
| Listelerin verdiği hâliyle | Sonuç | Kaynağın söylediği |
|---|---|---|
| ‘Libbre David 37’ | Uydurma | Böyle bir kitap ya da bölüm hiç bulunamadı |
| ‘Choshen Mishpat 348’: diğer milletlerin bütün malı Yahudilere aittir | Uydurma | 348:2, bir Yahudi'den ya da Yahudi olmayandan hırsızlığı yasaklayarak başlar |
| ‘Soferim 15:10’: Yahudi olmayanların en iyisini öldür | Kırpılmış | Soferim'de listelerin attığı “savaş zamanında” ifadesi vardır |
| ‘Kallah 1b’: Haham Akiva'nın yemini | Kırpılmış | Kallah Rabbati hemen sorar: “Haham Akiva bunu nasıl yapabildi?” |
Mal hakkında gerçek satırlar: Hoşen Mişpat 348:2 ve 266:1
Listelerdeki diğer satırlar gerçektir. Rema'nın 348:2 paragrafındaki notu, haberi yoksa bir putperesti bir hesapta yanıltmaya ya da borcundan kaçmaya izin verir. Putperest putlara tapan kişidir. Şart, Tanrı'nın (﷾) adına saygısızlık olmamasıdır. Rema onu yanıltmayı yasaklayan bir görüşü de kaydeder. Bu görüş yalnızca onun kendi hatasını tutmaya izin verir. 266:1 paragrafı bir Yahudi'nin bir putperestin kayıp malını tutmasına izin verir. Onu geri vereni “günah işler, çünkü günahkârların ellerini güçlendirir” diye anar. Aynı paragraf onu Tanrı'nın (﷾) adını yüceltmek için geri vermeyi över. Malı tutmanın O'nun adına saygısızlık olacağı yerde geri vermeyi şart koşar.
Ana metin: bir peruta (en küçük para) değerinde bile çalan, ister bir Yahudi'den ister bir putperestten, ister bir yetişkinden ister bir çocuktan çalsın, “Çalmayacaksınız” emrini çiğner ve ödemek zorundadır. Rema'nın şerhi: bir putperestin hatası, örneğin bir hesapta onu yanıltmak ya da borcundan kaçmak, bundan haberi olmaması şartıyla caizdir ki Tanrı'nın adına saygısızlık olmasın (Tur'u anarak). “Ve bazıları der ki” onu yanıltmak yasaktır ve yalnızca kendi kendine yaptığı hata tutulabilir (Mordehay'ı anarak). Basılı metindeki akum (putperest) kelimesi sansür döneminden kalma bir terimdir.
Maimonides'i izleyerek: bir putperestin kayıp malı tutulabilir ve onu geri veren “günah işler, çünkü günahkârların ellerini güçlendirir”. Onu Tanrı'nın adını yüceltmek için, İsrail'i sadakat ehli insanlar olarak övsünler diye geri verirse, övgüye layıktır. “Tanrı'nın adına saygısızlığın olduğu yerde onun kayıp malı yasaktır ve onu geri vermelidir.” Her yerde onların eşyaları da “barış yolları sebebiyle” bir Yahudi'ninki gibi güvenli bir yere alınır.
Sanhedrin 57a: öldürme ve soygun
Sanhedrin 57a, Mişna'ya alınmamış erken bir öğreti olan bir baraita aktarır. Bütün insanlığı bağlayan kanunlarla ilgilidir. Bir Yahudi olmayanı öldüren bir Yahudi “muaftır” (patur), yani hiçbir mahkeme onu idam etmez. Bir Yahudi'nin bir Yahudi olmayanı soyması ‘caizdir’ (mutar). Gemara neden ‘caiz’ değil de “muaf” dediğini sorar. Başka bir öğretiyle cevap verir. O öğreti, soygunla geçinen Yahudi çobanlar gibi, Yahudi olmayanların ne bir çukurdan çıkarılacağına ne de içine atılacağına hükmeder. Talmud'un başka bir sayfası olan Bava Kamma 113b, bir Yahudi olmayanı soymanın yasak olduğunu söyler.
Nuh'un bütün torunlarını bağlayan kanunlar hakkındaki bir tartışmada Gemara bir baraita (Mişna döneminden bir öğreti) aktarır. Bir Yahudi olmayanın bir Yahudi olmayana ya da bir İsrailliye karşı kan dökmesi onu sorumlu (hayav) kılar; bir İsraillinin bir Yahudi olmayana karşı kan dökmesinde ise muaftır (patur), yani hiçbir mahkeme onu idam etmez. Bir Yahudi olmayanın soygun ve benzeri fiilleri yasaktır (asur); bir İsraillinin bir Yahudi olmayana karşı yaptığında ise “caizdir” (mutar). Gemara, baraitanın öldürme için “caiz” değil “muaf” dediğini açıklar, çünkü başka bir öğreti, Yahudi olmayanların, soygunla geçinen Yahudi çobanlar gibi, bir çukura atılmayacağına hükmeder. O öğretinin diğer yarısı, yani çukurdan çıkarılmayacakları, Yoreh Deah 158'in kaynağıdır; Meiri bunu dinsiz putperestlerle sınırlar. Rav İka'nın oğlu Rav Aha soygunun “benzeri fiillerini” işçinin ücretini alıkoymak olarak açıklar. Bava Kamma 113b, bir Yahudi olmayanı soymanın yasak olduğunu belirtir. Basılı Vilna metni kuti (Kuta'lı) okur, bu bir sansürcü değişikliğidir; Koren (William Davidson) metni harekeli versiyonunda goy, harekesiz versiyonunda nohri okur; ikisi de Yahudi olmayan anlamına gelir.
Haham Şimon Hasida'yı aktaran Rav Bivi bar Giddel: bir Yahudi olmayanı soymak yasaktır, kayıp malı ise tutulabilir. Rav Huna soygun yasağını Yasa'nın Tekrarı 7:16'dan çıkarır: halklar ancak İsrail'in eline teslim edildikleri bir zamanda “yok edilir”, başka türlü değil. Bir baraita, Tanrı'nın adına saygısızlığın olduğu yerde onun kayıp malını tutmanın bile yasak olduğunu ekler. Şmuel, bir Yahudi olmayanın hatasının tutulabileceğini söyler. Meiri, bu sayfayı şerh ederken, Tanrı'ya ibadet eden her halkın bütün bu konularda İsrail gibi olduğuna hükmeder.
Kurtarma ve tedavi: ‘Hilhot Akum X’ ve Yoreh Deah 158
Listelerin ‘Hilhot Akum X’i (‘Putperestlerin Kanunları, 10. bölüm’) Maimonides'in Putperestlik 10:1-2'sidir. Putperestlerle hiçbir ahit yapılmadığını söyler: “ibadetlerinden dönmeli ya da öldürülmelidirler”. Ekler: “onlara merhamet etmek yasaktır”. Boğulmakta olan bir putperest gören onu çıkarmaz. Onu öldürmek ya da bir çukura itmek yasaktır, “çünkü o bizimle savaş hâlinde değildir”. Ücret karşılığında bile tedavi edilemez. Düşmanlıktan korkulan yerde ücret karşılığında tedavi edilir, ama bedavaya değil. Yerleşik bir Yahudi olmayan bedavaya tedavi edilir. Bu, bütün insanlığa verilen yedi kanunu tutan bir Yahudi olmayandır. Aynı pasaj Yahudi muhbirlerin ve sapkınların elle yok edilmesi gerektiğini söyler, “Yeşua ha-Notsri ve öğrencileri” gibi, yani Nasıralı İsa ve öğrencileri gibi. El yazmalarının “putperestler” dediği yerde basılı baskılar Kenan'ın “yedi millet”ini söyler. Basılı baskılar o isimleri de (Yeşua ve öğrencileri) çıkarır. Şulhan Aruh'un ritüel hukuk kısmı olan Yoreh Deah, kuralı 158:1'de tekrarlar. Aynı cümlede kuralı soygunla geçinen Yahudi çobanlara uygular.
Yasa'nın Tekrarı 7:2'den, putperestlerle onları ibadetlerinde huzur içinde bırakmak için ahit yapılmaz: “aksine ibadetlerinden dönmeli ya da öldürülmelidirler” ve “onlara merhamet etmek yasaktır”. Boğulmakta olan birini gören onu çıkarmaz, ama onu öldürmek ya da bir çukura itmek yasaktır, “çünkü o bizimle savaş hâlinde değildir”. Bu Yahudi olmayanlar için söylenmiştir; ama Yahudi muhbirler, minim ve apikorsim (sapkınlar) için “onları elle yok etmek bir mitzvadır” ve onları yıkım çukuruna indirmek der, çünkü İsrail'i sıkıntıya sokar ve halkı Tanrı'dan döndürürler, “Yeşua ha-Notsri ve öğrencileri ile Tsadok ve Boethus ve öğrencileri gibi”. Bu yüzden putperestleri ücret karşılığında bile tedavi etmek yasaktır; onlardan ya da düşmanlıktan korkulan yerde ücret karşılığında tedavi edilirler, ama bedavaya değil. Yedi kanunu tutan yerleşik bir Yahudi olmayan bedavaya tedavi edilir. Mechon Mamre metninin dayandığı el yazmaları “putperestler” ve “putlara tapan bir Yahudi olmayan” okur; basılı baskılar “yedi millet” okur, muhbirler ve sapkınlar hakkındaki kuralı geçmiş zamana koyar (“kanun buydu”) ve isimleri çıkarır.
1. paragraf, basıldığı şekliyle (Lemberg 1888): kendileriyle savaş olmayan “yedi milletin putperestleri” ile tarlaların çoğunun İsrail'in olduğu zamanda İsrail Diyarı'ndaki küçükbaş hayvan çobanı Yahudiler ölüme götürülmez, ama ölmek üzereyken kurtarılmazlar. Düşmanlıktan korkulmadıkça ücret karşılığında bile tedavi edilmezler. Rema: o durumda, kaçınılamıyorsa bedavaya bile; ve bir Kenanlı köle üzerinde (bir baskıda: bir Kuta'lı üzerinde) bir ilacı denemeye izin verilmişti. Kural, soygunla geçinen o çobanlar gibi günahta ısrar eden Yahudiler içindir; kendi arzusu için günah işleyen bir Yahudi kurtarılmalıdır. 2. paragraf Yahudi sapkınlara ve Tora'yı ve peygamberliği inkâr edenlere döner. Torat Emet baskısı “onları öldürmek bir mitzvadır” okur, açıkça ya da hileyle; Lemberg baskısı bunun “Tapınak zamanında” yapıldığını söyler. Kaynağı olan Maimonides (Katil 4:10) “bir mitzvaydı” yazar. Rema, putperestliğe katılan dinden dönmelere de aynı şekilde davranıldığını, ama tövbe etmeye gelenin kabul edildiğini ekler. Torat Emet baskısının 1. paragrafında “yedi millet” yoktur.
Temizlik ve aile: Yevamot 61a ve 98a, Avoda Zara 36b
Yevamot 61a, Haham Şimon bar Yohay'ı (2. yüzyıl) kaydeder: “size adam denir, putperestlere adam denmez”. Adam, İbranicede ‘insan’ demektir. Söz bir ritüel kirlilik kuralına aittir. Soru, bir Yahudi olmayanın cesedinin aynı çatı altındakileri kirletip kirletmediğidir. Aynı söz Bava Metsia 114b'de de vardır. Yevamot 98a'da 4. yüzyılın Babilli bir hahamı olan Rava, evlilik hukukundaki “bir Yahudi olmayanın babası yoktur” kuralını açıklar. Tora'nın bir Yahudi olmayanın soyunu hukuken ona akraba saymadığını söyler. Peygamberin Mısır'ın erkeklerini eşeklere ve atlara benzettiği Hezekiel 23:20'yi anar. Avoda Zara 36b, Yahudi olmayanların kızları hakkında birinci yüzyıldan bir kararı kaydeder. 4. yüzyılın Babilli bir hahamı olan Rav Nahman bar Yitshak onu açıklar. Yahudi olmayan kızlar “beşikten itibaren” nidda sayılır. Nidda, adet gören bir kadının ritüel kirliliğidir. Listeler onu ‘pislik’ diye çevirir.
Bir baraita: Haham Şimon bar Yohay, Yahudi olmayanların mezarlarının bir çatı altında kirlilik geçirmediğini söyler, çünkü Hezekiel 34:31 İsrail'e adam (“insanlar”) der ve Tora'nın kuralı “bir adam (adam) bir çadırda ölürse” (Çölde Sayım 19:14) diye okunur: “size adam denir, putperestlere adam denmez”. Gemara hemen, Yahudi olmayanlara adam denen Çölde Sayım 31:40 ve Yunus 4:11'den itiraz eder ve orada kelimenin insanları hayvanlardan ayırdığını söyleyerek cevap verir. Aynı söz Bava Metsia 114b ve Keritot 6b'de de vardır.
Dönmelerin aile durumu hakkında. Rava evlilik hukukundaki “bir Yahudi olmayanın babası yoktur” kuralını açıklar: anneleri din değiştirmeden önce rahme düşmüş ikiz kardeşler, aynı babayı paylaşsalar da levirat evliliği yapmazlar. Bu yüzden, der, Tora bir Yahudi olmayanın soyunu hukuken onunla ilgisiz sayar (“Rahman onun tohumunu sahipsiz kıldı”) ve peygamberin bir alegoride Mısır için kullandığı sert bir imge olan Hezekiel 23:20'yi anar. Konu, din değiştirdikten sonra evlilik kanunlarında hangi aile bağlarının sayıldığıdır.
Rav'ın, Yahudi olmayanların ekmeğine, yağına, şarabına ve kızlarına dair yasakları Şammay ve Hillel'in öğrencilerinin (1. yüzyıl) bir günde çıkardığı on sekiz karar arasında saydığı aktarılır. Rav Nahman bar Yitshak kızlar hakkındaki kararı açıklar: Yahudi olmayan kızlar “beşikten itibaren” ritüel olarak kirli (nidda) sayılır. Tartışma Yahudi olmayan kadınlarla cinsel ilişkiye ve baş başa kalmaya karşı daha önceki kararlara geçer. Bu, Yahudileri Yahudi olmayanlarla ilişkiden ve evlilikten alıkoyan bir ritüel temizlik kanunudur.
Darbeler, sapkınlar ve muhbirler
Sanhedrin 58b'de Haham Hanina (3. yüzyıl) bir Yahudi'ye vuran bir Yahudi olmayanın “ölümü hak eder” olduğunu söyler. Bir Yahudi'nin yanağına tokat atmanın, diye ekler, İlahi Huzur'un yanağına tokat atmak gibi olduğunu söyler. Maimonides bunu kanunnamesine koyar: böyle bir Yahudi olmayan “ölümü hak eder”, ama idam edilmez. İki sert kanun Yahudilerin kendileriyle ilgilidir. Yoreh Deah 158:2 Yahudi sapkınlara döner. Bir baskı “onları öldürmek bir mitzvadır” okur. Mitzva dinî bir görevdir. 1888 Lemberg baskısı bunun “Tapınak zamanında” yapıldığını söyler. Hoşen Mişpat 388:15 moser'in, yani muhbirin kanunudur. Moser, Yahudileri ya da paralarını Yahudi olmayanlara teslim eden bir Yahudi'dir. Bunu üç kez yaptığı biliniyorsa onu “dünyadan kaldırmak” için tedbir ve hile aranır. Bu, ölümüne yol açmak demektir. Rema yalnızca dolaylı yollara izin verir, “onu kendi elleriyle öldürmek yasak olsa bile”. Daha önceki bir paragraf, 388:10, ihbar edeceğini söyleyen bir muhbiri “bu zamanda bile” öldürmeye izin verir. Bir uyarıdan sonra ısrar ederse bunu bir mitzva sayar.
Haham Hanina, bir Yahudi'ye vuran bir Yahudi olmayanın ölümü hak ettiğini, Musa ile Mısırlı'dan (Mısır'dan Çıkış 2:12) çıkararak söyler ve bir Yahudi'nin yanağına tokat atanın sanki İlahi Huzur'un yanağına tokat atmış gibi olduğunu söyler (Süleyman'ın Özdeyişleri 20:25 üzerine bir kelime oyunu). Yanında Reş Lakiş, arkadaşına yalnızca elini kaldırana kötü dendiğini (Mısır'dan Çıkış 2:13, kavga eden iki İbrani) söyler; Haham Elazar da böyle bir adamın gömülmekten başka çaresi olmadığını söyler. Haham Hanina'nın “ölümü hak eder” sözü hukuki bir ifadedir (Maimonides onu kodifiye eder, Krallar ve Savaşlar 10:6); geri kalanı agadadır.
Bir Yahudi'ye vuran bir Yahudi olmayan, en hafif yaralanmaya bile sebep olsa, “ölümü hak eder”, ama idam edilmez.
1. paragraf, basıldığı şekliyle (Lemberg 1888): kendileriyle savaş olmayan “yedi milletin putperestleri” ile tarlaların çoğunun İsrail'in olduğu zamanda İsrail Diyarı'ndaki küçükbaş hayvan çobanı Yahudiler ölüme götürülmez, ama ölmek üzereyken kurtarılmazlar. Düşmanlıktan korkulmadıkça ücret karşılığında bile tedavi edilmezler. Rema: o durumda, kaçınılamıyorsa bedavaya bile; ve bir Kenanlı köle üzerinde (bir baskıda: bir Kuta'lı üzerinde) bir ilacı denemeye izin verilmişti. Kural, soygunla geçinen o çobanlar gibi günahta ısrar eden Yahudiler içindir; kendi arzusu için günah işleyen bir Yahudi kurtarılmalıdır. 2. paragraf Yahudi sapkınlara ve Tora'yı ve peygamberliği inkâr edenlere döner. Torat Emet baskısı “onları öldürmek bir mitzvadır” okur, açıkça ya da hileyle; Lemberg baskısı bunun “Tapınak zamanında” yapıldığını söyler. Kaynağı olan Maimonides (Katil 4:10) “bir mitzvaydı” yazar. Rema, putperestliğe katılan dinden dönmelere de aynı şekilde davranıldığını, ama tövbe etmeye gelenin kabul edildiğini ekler. Torat Emet baskısının 1. paragrafında “yedi millet” yoktur.
Moser kanunu: Yahudileri ya da paralarını üç kez Yahudi olmayanlara teslim ettiği bilinen bir Yahudi hakkında kanunname, onu “dünyadan kaldırmak”, yani ölümüne yol açmak için tedbir ve hile arandığını söyler. Rema ekler: yalnızca dolaylı yollarla, “onu kendi elleriyle öldürmek yasak olsa bile”. Herkesin önünde muhbirlik sözleri söyleyen ve böylece zarara yol açan, hâkimlerin uygun gördüğü şekilde cezalandırılır.
Moser'i (muhbiri) her yerde, “bu zamanda bile” öldürmek caizdir. Birini, canıyla ya da malıyla, küçük bir miktar bile olsa, ihbar edeceğini söyledikten sonra, ihbar etmeden önce onu öldürmek caizdir: kendini ölümü hak eden biri yapmıştır. Uyarılır: “İhbar etme”; küstahça yine de ihbar edeceğini söylerse, “onu öldürmek bir mitzvadır” ve onu ilk öldüren sevap kazanır. Rema ekler: onu uyarmaya vakit olmayan yerde uyarı gerekmez; ve bazıları der ki, dilini kesmek ya da gözlerini kör etmek gibi onu sakatlayarak ondan kurtulmak mümkünse onu öldürmek yasaktır, çünkü o diğer herhangi bir takipçiden daha kötü değildir.
Bu sitede kendi sayfaları olan gerçek pasajlar
Diğer gerçek pasajların bu sitede kendi sayfaları var. Gittin 57a'da el yazmalarının Yeşu dediği bir adam, bilgelerin sözleriyle alay ettiği için cezasının kaynayan dışkı olduğunu söyler. Sanhedrin 43a, Yeşu'nun Pesah arifesinde asıldığını söyler. Sanhedrin 107b onun büyü yaptığını ve İsrail'i saptırdığını söyler. Âlimlerin çoğu bu Yeşu pasajlarını İsa hakkında okur. Şabat 104b ve Sanhedrin 67a, annesinin adı Miryam olan Ben Stada adında bir adamdan söz eder. Babil'den bir söz annesinin lakabını açıklar: “bu kocasından saptı”. Sanhedrin 55b, Mişna'nın üç yıl bir günden itibaren bir kızın cinsel ilişkiyle nişanlanabileceği (evliliğe bağlanabileceği) kuralını tekrarlar. Ketubot 11b, evlilik tazminatı, yani kocanın karısına borçlu olduğu meblağ hakkındadır. Bir yetişkinin üç yaşından küçük bir kızla fiilinin hukukta “hiçtir” olduğunu söyler. Öyleyse o yine bakire sayılır ve tam tazminatı korur.
Talmud'un Kudüs'ün yıkılışı hakkındaki döngüsünde (Kamtsa ve Bar Kamtsa, 55b-58a) isimsiz bir agada (hikâye). Titus'un kız kardeşinin oğlu Kalonikos oğlu Onkelos din değiştirmek (le-igayyurei) ister. Ölü çağırma yoluyla (be-negida) üç ölü adamı çağırır ve her birine o dünyada kimin itibarlı (haşiv) olduğunu ve onlara katılması gerekip gerekmediğini sorar. Titus İsrail'in emirlerinin çok fazla olduğunu söyler ve ona onlarla savaşmasını tavsiye eder; kendisi için hükmettiği gibi her gün yakılır ve savrulur. Balam, “onların esenliğini ya da iyiliğini aramayacaksın” diyen Yasa'nın Tekrarı 23:7 ile cevap verir; cezası kaynayan menidir (be-shikhvat zera rotachat). Üçüncüsü der ki: onların iyiliğini ara, kötülüklerini arama (tovatam derosh, ra'atam lo tidrosh); onlara dokunan gözünün bebeğine dokunur. Cezası kaynayan dışkıdır (be-tso'ah rotachat). Talmud bunu “Üstadın dediği gibi: Bilgelerin sözleriyle alay eden (ha-mal'ig al divrei chakhamim) kaynayan dışkıyla cezalandırılır” sözüyle açıklar. Şöyle kapanır: gel ve İsrail'in günahkârları (posh'ei Yisrael) ile milletlerin peygamberleri arasındaki farkı gör; Vilna metni ovdei avodah zarah, putperestler ekler. Raşi kuralın kaynağını Eruvin 21b olarak gösterir. Koren/Steinsaltz baskısı kapanış satırını açıklar: bir peygamber olan Balam İsrail'in kötülüğünü istedi, Yahudi bir günahkâr olan Yeşu ha-Notsri ise onların iyiliğini aradı. Herford (s. 68) ve Krauss bu üç adamı İsrail'in baş düşmanları olarak adlandırdı; Talmud'un kendi sözleri bunu söylemez. İsim: standart basılı metin üçüncü sahnede “İsrail'in günahkârları” okur, oysa fiil tekildir (asqeih, “onu çağırdı”) ve Onkelos “o adam” hakkında sorar. Kütüphanelerin görüntülerinde okunan üç Orta Çağ el yazması onun adını verir. MS Vatican ebr. 130 (1381), y. 35v, Yeşu ha-Notsri, “Nasıralı İsa” okur. MS Munich 95 (1342), y. 223r ve MS Vatican ebr. 140 (14. yüzyıl), y. 54r, Yeşu okur; Vatican 140'ın Raşi sütunu “İsrail'in günahkârları” sözünü “Yeşu” diye şerh eder. Koren/Steinsaltz baskısı Yeşu ha-Notsri basar.
Mişna (6:1) idama götürülen bir adamın önünde bir münadinin çıktığını söyler. Talmud bir münadinin daha önce de çıkıp çıkmadığını sorar ve bir itiraz olarak bir baraita (tanya, ilk bilgelerden, tannalardan gelen ama Mişna'ya alınmayan bir öğreti olarak sunulan) aktarır. Baraita, Pesah arifesinde Yeşu ha-Notsri'yi astıklarını söyler. Kırk gün boyunca bir münadi, büyü yaptığı (kişef), İsrail'i putperestliğe kışkırttığı (hesit) ve onu saptırdığı (hiddiach) için taşlanacağını ilan etmiş ve onu aklamak için bir sebep bilen herkesi çağırmıştı. Hiçbiri bulunamadı. 3.-4. yüzyılda Babil'de faaliyet gösteren Filistin doğumlu bir öğretmen olan Ulla itiraz eder: putperestliğe kışkırtan biri için savunma aranmaz (Yasa'nın Tekrarı 13:9). Kendisi cevap verir: Yeşu farklıydı, çünkü o karov le-malchut, yani hükümete (ya da krallığa) yakındı. Ardından her biri bir ayet üzerine kelime oyunuyla mahkûm edilen beş öğrenci hakkında ikinci bir baraita gelir. Bunun Mişna'da, Tosefta'da ya da Kudüs Talmudu'nda bir benzeri yoktur. (Lod'da taşlanan bir kışkırtıcı olan Ben Stada hakkındaki ilgili bir gelenek Kudüs Talmudu, Sanhedrin 7:12'dedir ve Sanhedrin 67a onun Pesah arifesinde asıldığını ekler; onun İsa olup olmadığı tartışmalıdır.) El yazmaları: MS Floransa II.I.7-9 (1177), MS Karlsruhe (Reuchlin) 2 ve MS Yad Harav Herzog 1 Yeşu ha-Notsri okur ve Floransa “Şabat arifesinde” ekler; MS Münih 95'te (1342) isim silinmiştir (Schäfer 2007, s. 64-65 ve 133-140'ta, Floransa ve Münih için de Dalman 1893 aracılığıyla Rabbinovicz tarafından bildirilmiştir). Pasaj standart basılı (Vilna) metinde yoktur; Koren/Steinsaltz baskısı onu geri koyar.
Agada. Bir baraita (tanu rabbanan) öğretir: sol el daima itsin, sağ el yaklaştırsın; Gehazi'yi iki eliyle iten Elişa gibi değil ve Yeşu ha-Notsri'yi iki eliyle iten Yehoşua ben Perahya gibi değil. Hikâye ardından gelir. Kral Yannay Bilgeleri öldürürken Yehoşua ben Perahya ve Yeşu İskenderiye'ye gitti. Dönüş yolunda öğretmen bir hanı övdü; öğrenci hancı kadının gözlerinin dar (terutot) olduğunu söyledi; öğretmen onu dört yüz şofarla aforoz etti. Daha sonra Şema'yı okurken öğretmen ona beklemesi için el salladı; öğrenci reddedildiğini sandı, “gidip bir tuğla dikti ve ona secde etti” (azal zakaf leventa ve-hishtachaveh lah) ve günah işleyip çoklarını günaha sokana tövbe fırsatı verilmediğine dair öğretmeninin kuralını anarak tövbe etmeyi reddetti. Şöyle kapanır: “Ve Üstat dedi ki: Yeşu büyü yaptı, kışkırttı ve İsrail'i saptırdı” (kishef ve-hesit ve-hiddiach et Yisra'el). Basel (1578-81) ve sonraki basılı baskılar ismi çıkardı. Hikâyenin Kudüs Talmudu'ndaki daha eski şekli Hagiga 2:2'dedir.
Herford, sansürlü modern baskıların tekil hikâyeye uymayan çoğul bir ifade olan “İsrail'in günahkârları” okuduğunu belirtir; eski baskılar “İsrail'in günahkârı” okur ve sansürle çıkarılmış pasajlar kitabı Yeşu okur. Kastedilen kişinin İsa olduğu sonucuna varır. Sanhedrin 107b hakkında, Kral Yannay'ın İsa'dan tam bir yüzyıl önce hüküm sürdüğünü belirtir ve bu zaman hatasını hahamların geçmiş kronolojiye dair çok belirsiz fikirleriyle açıklar. İsa'nın cehennemde oluşuna dair hikâyenin onun hakkında bir gelenek değil, bir agada uydurması olduğuna ve rabbani pasajların, onun yaşadığını doğrulamanın ötesinde, İncillerin İsa tarihine yeni hiçbir şey katmadığına hükmeder.
Babil Talmudu'nun İsa pasajlarını, İncilleri, özellikle Matta ve Yuhanna'yı bilen hahamların yazdığı, Yeni Ahit hikâyelerine parodi yapan kasıtlı karşı anlatılar olarak okur. Bu cüretkâr cevabın, Roma ve Bizans Filistin'inin Yahudilerinin aksine hahamların Hristiyan iktidarının dışında yaşadığı Sasani Babil'inden geldiğini savunur. El yazmaları ve baskılar tablosunda Gittin 57a'nın üç el yazmasının hepsi İsa'nın adını verir; Soncino baskısı (1484-1519) adı çıkarır, Vilna baskısı ise “İsrail'in günahkârları” okur; basılı İsa pasajlarındaki bu tür boşlukları sansüre ya da matbaacıların sansürün önüne geçmesine bağlar. Gittin 57a hakkında, Bilgelerle alay etmenin hikâyenin asıl suçlaması olduğundan şüphe eder ve editörün bunu Eruvin 21b'den ödünç aldığı görüşündedir. Sonra, kabul ettiği gibi spekülatif bir okuma olarak, dışkının Efkaristiya ile alay ettiğini ileri sürer: İsa, takipçilerinin onun etini yedikten sonra çıkardığı şeyin içinde oturur.
Şabat hakkında halaha. Buradaki Mişna, Şabat'ta etine işaretler kazıyanın Haham Eliezer'in görüşüne göre sorumlu, Bilgelerin görüşüne göre muaf olduğunu söyler. Bir baraita, Haham Eliezer'in Bilgelere şöyle dediğini ekler: Ben Stada Mısır'dan büyüleri “etindeki bir kesikte” (bi-seritah she-al besaro) getirmedi mi? Onlar cevap verdi: “O bir ahmaktı” (shoteh hayah) ve ahmaklardan delil getirilmez. Yeşu adı geçmez. Gemara sonra Ben Stada'nın kim olduğunu tartışır ve onu Ben Pandira'ya ve Miryam adında bir anneye bağlar; bu tartışma Meryem sorusuna aittir.
Hukuki bir tartışmanın içine yerleştirilmiş agada. Mişna (Sanhedrin 7:10) başkalarını putlara tapmaya teşvik eden kışkırtıcıyı (mesit) ele alır. Bir baraita yalnızca bu suç için mahkemenin onu yakalamak üzere tanıkları gizlediğini söyler ve ekler: “Ve Lud'da Ben Stada'ya böyle yaptılar ve onu Pesah arifesinde astılar.” Gemara sonra, Şabat 104b'de olduğu gibi, sorar: Ben Stada mı? O Ben Pandira'dır! Rav Hisda, Stada'nın koca, Pandira'nın ise başka bir adam (bo'el Pandira) olduğunu söyleyerek cevap verir. Gemara kocanın Pappos ben Yehuda olduğuna itiraz eder; belki anne Stada'ydı. Yine annenin Miriam megaddela neşaya olduğuna itiraz eder (burada Şabat 104b'de yalnızca Vilna baskısında bulunan se'ar, “saç” olmadan; Schäfer 11. not). Pumbedita'nın bir sözüyle cevap verir: satat da mi-ba'alah, “bu kocasından saptı”. Yeşu adı geçmez. Basılı Vilna metninde bu satırlar yalnızca sansürlü pasajların eki olan Hesronot ha-Şas'ta vardır.
Aynı ceza hukukunun başka bir noktası (cinsel bir suça karışan bir hayvanın öldürülüp öldürülmeyeceği) hakkındaki bir tartışmada Rav Yosef, Mişna Nidda 5:4'ü aktarır. Üç yıl bir günden itibaren bir kız cinsel ilişkiyle nişanlanabilir ve evliyken onunla ilişkiye giren adam zinadan sorumludur. Tora'nın ona yasakladığı ve onunla ilişkiye giren her adam idam edilir, o ise muaftır. Gemara, Tora'nın onu küçük olduğu için acıyarak bağışladığını açıklar. Rava dokuz yaşındaki bir erkek çocuk için paralel kuralı aktarır (Mişna Nidda 5:5). Soru çözümsüz bırakılır.
Mişna Ketubot 1:3 ve evlilik tazminatının miktarı hakkında. Rav, dokuz yaşından küçük bir erkek çocuğun fiilinin bir kadını tahtayla yaralanmış biri gibi bıraktığı görüşündedir; Şmuel buna katılmaz. Rava Mişna'yı açıklar: bir yetişkinin üç yaşından küçük bir kızla fiili hukukta “hiçtir”, çünkü o yaşın altında beden iyileşir, tıpkı dokunulan bir gözün yaş döküp düzelmesi gibi. Dolayısıyla bakire statüsünü ve tam tazminatı korur. Yaprağın geri kalanı bir tazminatın ne zaman azaltıldığını ya da kaybedildiğini tartışır.
Kur'an bir Müslümandan ne ister
Kur'an Müslümanlara bir habere göre davranmadan önce onu araştırmalarını söyler (49:6). Bilinmeyen bir şeyi tekrarlamayı yasaklar (17:36). Sevilmeyenlere karşı bile adaleti emreder: “Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin” (5:8). Öyleyse bir Müslüman uydurma bir satırı asla aktarmamalıdır. Gerçek bir satırı da kaynağıyla birlikte tam olarak aktarmalıdır. Kur'an kendisine kendinden önceki kitaplar üzerinde bir gözetici der (5:48). Öyleyse bir Müslüman İsrail'in sonraki geleneğini Allah'ın (﷾) vahyettiğiyle tartar. İslam eski bir metin yüzünden bugün yaşayan hiç kimseyi suçlamaz: “Günahkâr hiçbir nefis başkasının günahını yüklenmez” (6:164).
“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.”
“Bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Zira kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”
“Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah’tan sakının/takvalı olun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızın tümünden haberdardır.”
“Kur’an’ı sana, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve onların üzerine şahit olarak hak ile indirdik. Allah’ın indirdikleri ile aralarında hükmet! Sana gelen haktan sonra onların arzularına uyma! Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat size verdikleriyle sizi imtihan etmektedir. Hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah, size hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri açıklayacaktır.”
“De ki: “O, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı günah yalnızca kendisi aleyhinedir. Günahkâr hiçbir nefis başkasının günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz yalnızca Rabbinize olacak ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.””
İtirazlar ve cevaplar
Sahih-i Buhari 6903 — Kitabu'd-Diyat (Diyetler Kitabı), 6903. hadis
Ebu Cuhayfe Ali'ye kendisinin ve ev halkının yanında Kur'an'da olmayan bir şey olup olmadığını sordu. Ali, yanlarında yalnızca Kur'an'da olanın, Allah'ın bir insana verdiği Kitabı'nı anlayışın ve hükümler içeren yazılı bir sayfanın bulunduğuna yemin etti: diyet hakkında, esirleri özgür bırakmak hakkında ve bir Müslümanın bir kâfir için kısasen öldürülmeyeceği hakkında.
Hangi konuda kaynak
İslam hukuku da mümin ile kâfiri ayırır. Buhari 9. yüzyılda yaşamış bir hadis (Peygamber'in (ﷺ) sözlerinin ve fiillerinin haberleri) derleyicisiydi. Bir Müslümanın bir kâfir için kısasla öldürülmediğini kaydeder. Müslümanlar Talmud'u kendi hukuklarının karşılamadığı bir ölçüyle yargılamamalı.
Cevap
Bu sayfa Talmud'un ne dediğini ortaya koyar. İslam hukukunun mezhepleri o hadis konusunda ayrılır. Hanefi mezhebi bir zimmiyi, yani Müslüman yönetimi altındaki bir gayrimüslimi öldüren bir Müslümanı idam eder ve ikisi için aynı diyeti belirler. Şafii mezhebinde idam edilmez, ama aldığı can için yine de diyet borçludur. Maliki mezhebi bu meblağı Müslümanınkinin yarısı olarak belirler. Her mezhepte Peygamber'in (ﷺ) uyarısı geçerlidir: antlaşmalı birini öldüren Cennet'in kokusunu alamayacaktır.
Vardığı yer — Hanefi mezhebi bir zimminin canına bir Müslümanınkiyle aynı korumayı verir. Şafii ve Maliki mezheplerinde katil yine de diyet borçludur. Her mezhepte Peygamber'in (ﷺ) uyarısı onun üzerindedir.
Kur'an 49:6 — Hucurat Suresi, 6. ayet
“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.”
Hangi konuda kaynak
Sert satırları neden tekrarlamalı? Onları listeleyen bir Müslüman sayfası, niyeti ne olursa olsun onları yayar.
Cevap
Satırlar zaten uydurmalarla karışık olarak dolaşıyor. Bir okuyucunun hangilerinin uydurma olduğunu ve gerçek olanların ne dediğini bilmesi gerekir. Burada anılan her rabbani metin, Yahudi metinlerinin ücretsiz bir internet sitesi olan Sefaria'da okunabilir. Kur'an Müslümanlara bir habere göre davranmadan önce onu araştırmalarını ve bilmedikleri şeyi tekrarlamamalarını söyler.
Vardığı yer — Sayfa uydurma satırları gerçeklerinden ayırır; susmak listeleri ayakta bırakırdı.
Bakış açıları
Rabbani Yahudilik
Talmud Sözlü Tora'yı ve bilgelerin (ilk hahamların) onun üzerine tartışmalarını kaydeder. Hukuk tek bir satırla değil, kanunnameler ve onların otoriteleriyle belirlenir. Bilgeler Yahudilere, “barış yolları sebebiyle”, Yahudi olmayanların yoksullarını desteklemelerini, hastalarını ziyaret etmelerini ve ölülerini gömmelerini buyurdu.
Yaklaşık 1315'te ölen Perpignanlı bir haham olan Menahem ha-Meiri, sert kuralları dinsiz eski putperestlerle sınırlar. Tanrı'ya ibadet eden milletlere İsrail gibi davranır. Aruh HaŞulhan, Haham Yehiel Mihel Epstein'ın (ö. 1908) bir kanunnamesidir. Kendi zamanının ülkelerinde her türlü aldatmayı yasaklar.
Reddiye
Doğru ve adil bir okuyucu onları da aktarır. Ama bunlar kanunnamenin sözleri değil, Meiri'nin ve Epstein'ın kendi hükümleridir. Şulhan Aruh bir putperestin kayıp malı, hatası ve kurtarılması hakkındaki kuralları Meiri'nin sınırı olmadan basar.
Talmud ve Maimonides Yahudi olmayanların yoksullarının desteklenmesini ve hastalarının ziyaret edilmesini buyurur. Barış yolları sebebiyle ölülerinin gömülmesini buyururlar.
Reddiye
Bu doğrudur. Ama ana kanunname olan Şulhan Aruh, bir Yahudi'nin bir putperestin kayıp malını tutmasına da izin verir ve onu geri vereni “günah işler” diye anar (Hoşen Mişpat 266:1).
Listelerin tarihçileri
Dolaşan listeler Eisenmenger'den, Rohling'den ve Pranaitis'ten gelir. Hristiyan ve Yahudi âlimler onların uydurmalarını ve çarpıtmalarını ortaya çıkardı.
‘Libbre David 37’ gerçek hiçbir kitabı göstermez ve Yahudi olmayanların malı hakkındaki ‘Hoşen Mişpat 348 alıntısı’ uydurmadır.
Birçok listenin kaynağı olan Pranaitis malzemesini daha önceki Yahudi karşıtı yazarlardan kopyaladı.
İslami bakış açısı
İslam Yahudiler de dahil olmak üzere herkese karşı yalancı şahitliği yasaklar. Bir Müslüman Talmud'u tam olarak aktarır ve onu Kur'an'la tartar.
Kur'an Müslümanlara sevmedikleri kişilere karşı bile adil olmalarını buyurur. Kendi aleyhlerine bile olsa adalet için şahitlik etmelerini buyurur.
Kur'an bir habere göre davranmadan önce onun araştırılmasını emreder. Bilinmeyen bir şeyi tekrarlamayı yasaklar.
İslam'da hiç kimse başkasının sözlerinin vebalini taşımaz.
Kur'an önceki kitaplar üzerinde gözeticidir ve İsrail'in sonraki geleneği onunla tartılır (5:48).