Kısa cevap
Hayır. İslam sizden yalnızca Allah'a (﷾) dua etmenizi ve O'na doğrudan yakarmanızı ister. Taoist tapınaklar Üç Saf Olan'ı, Yeşim İmparator'u ve başka birçok tanrıyı onurlandırır. Laozi, Üç Saf Olan'dan biri olan Rab Lao olarak onurlandırılır. Sevilen bir Taoist kitap ruhların insanların kusurlarını kaydedip Gök sarayına bildirdiğini öğretir. İslam her amelin yazıldığında hemfikirdir. Ama Yargıcın Allah'ın (﷾) kendisi olduğunu ve O'nun dua eden herkesi işittiğini söyler. Allah (﷾) şöyle der: “Bana dua edin, size icabet edeyim”. O size şahdamarınızdan daha yakındır, öyleyse O'na kendiniz dua edin. Bütün şefaat O'na aittir ve ancak O'nun izniyle olur. O'ndan başka dua edilenler cevap veremez ya da yardım edemez. İslam bunu hakaret etmeden söyler: Kur'an Müslümanlara başkalarının dua ettiklerine sövmeyi yasaklar. İbadet hiçbir ortağı olmayan Tek Allah'a (﷾) aittir.
Ayrıntılı açıklama
Taoist tapınakların onurlandırdıkları
Taoist tapınaklar en yüce Taoist tanrılar olan Üç Saf Olan'ı (Sanqing) onurlandırır. Her birine yüksek bir göksel unvan verilmiş üç büyük heykelle gösterilirler. Tao Te Ching'in kendisine atfedildiği öğretmen Laozi (Lao-tze), Rab Lao (Taishang Laojun) olarak onurlandırılır. O Üç Saf Olan arasında sayılır. Han hanedanı döneminde bir tanrı olarak ibadet gördü. 165 ve 166'da onun için ayinler yapıldı, biri imparatorluk sarayında. Taoist kitapların âlimi James Legge 1891'de yazdı. Onun zamanında Yeşim İmparator (Yuhuang; Legge Yü Hwang yazar) halk ibadetinde Üç Saf Olan'ı büyük ölçüde gölgede bırakmıştı. Legge'nin anlatımında o Gök sarayında oturur.
Legge, Taoizmin Üç Saf Olan'ını, her birine yüksek bir göksel unvan verilmiş üç büyük heykelle temsil edilen varlıklar olarak anlatır. Yeşim İmparator'un (Yü Hwang) halk ibadetinin nesnesi olarak onları büyük ölçüde gölgede bıraktığını söyler. O, Kan Ying Pien'de bedenin ve ocağın ruhlarının insanların davranışlarını bildirmek için belirli zamanlarda gittiği Gök sarayındaki kişidir.
Pregadio, Laozi'nin Han hanedanı döneminde Laojun (Rab Lao) adı altında bir tanrı olduğunu yazar. 165 ve 166'da onun sözde doğum yerinde onun için ayinler yapıldı ve 166'da İmparator Huan imparatorluk sarayında onun onuruna bir tören düzenledi. Bir tanrı olarak Rab Lao'nun Dao'yu (Tao) kişileştirdiği anlatılır. En yüce Taoist tanrılar, her biri bir göğü yöneten Üç Saf Olan'dır (Sanqing); bunlardan biri olan Daode tianzun, tanrılaştırılmış Laozi'nin bir başka adıdır. Daha geniş panteonda, denizcilerin koruyucusu olarak onurlandırılan onuncu yüzyılın sonlarından bir kadın olan Mazu gibi tanrılaştırılmış geçmişin insanları da vardır.
Amellerin kaydı hakkında Taoist bir kitap
Çok sevilen bir Taoist risale Kan Ying Pien'dir (Taishang Ganying Pian), ‘Eylemler ve Karşılıkları Risalesi’. Yazarı bilinmez. Legge onu Song hanedanına, yaklaşık on birinci yüzyıla tarihler. Tao Te Ching'in öğretisi değil, daha sonraki bir ahlak kitabıdır. İyi ve kötü eylemleri sıralar, insanları iyilik yapmaya teşvik eder ve onları tövbeye çağırarak biter. Bedendeki ruhların Gök sarayına yükseldiğini ve “insanların suç ve günah işlerini bildirirler” olduğunu söyler. Ocak ruhu da her ay aynısını yapar. Legge'nin anlatımında bildirdikleri kişi Yeşim İmparator'dur.
“Ayrıca bir insanın bedeninde oturan yatan bedenin üç Ruhu da vardır. Her kang-shan günü geldiğinde hemen Gök sarayına yükselir ve insanların suç ve günah işlerini bildirirler. Ayın son gününde Ocak ruhu da aynısını yapar.”
Legge, Kan Ying Pien'i kimin yazdığını kimsenin bilmediğini söyler. Song hanedanı döneminde yazılmış göründüğünü söyler ve onu on birinci yüzyıla yerleştirir. Sayısız baskısı yapılmış popüler bir risaledir. İyi ve kötü eylemleri ortaya koyar, insanların işlerinin nasıl kaydedilip karşılık gördüğünü anlatır ve tövbeye çağırarak kapanır. Ödülü ve cezayı ölümün ötesine taşımaz: bu hayatta tamamlanmayan kişinin torunlarına geçer.
Legge, Taoizmin Üç Saf Olan'ını, her birine yüksek bir göksel unvan verilmiş üç büyük heykelle temsil edilen varlıklar olarak anlatır. Yeşim İmparator'un (Yü Hwang) halk ibadetinin nesnesi olarak onları büyük ölçüde gölgede bıraktığını söyler. O, Kan Ying Pien'de bedenin ve ocağın ruhlarının insanların davranışlarını bildirmek için belirli zamanlarda gittiği Gök sarayındaki kişidir.
Ortak zemin: her amel yazılır
İslam amellerimizin kaydedildiğinde hemfikirdir. Kur'an biri sağda, biri solda iki melekten söz eder. “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” Bu melekler “Şerefli yazıcılar/Kiramen, Katibin vardır” diye anılır. Kıyamet günü her insana kendi kaydı gösterilir ve ona şöyle denir: “Kitabını oku!” Öyleyse Taoist okuyucu ve Müslüman yaptığımız hiçbir şeyin kaybolmadığı duygusunu paylaşır.
“Sağ tarafta ve sol tarafta oturan iki alıcı (melek) oturmuş (kayıt yapmaktadır). İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”
“Ve şüphe yok ki, sizin üzerinizde koruyucular/gözetleyiciler vardır. Şerefli yazıcılar/Kiramen, Katibin vardır. Onlar ne yaptığınızı biliyorlar.”
“Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. Kitabını oku! Bugün hesabını görücü olarak kendi kendine yetersin.”
İslam'ın ayrıldığı yer: Yargıç sizi doğrudan işitir
Risalede ruhlar bir raporu yukarıya, bir saraya taşır. İslam da meleklerin Allah'a (﷾) yükseldiğini öğretir. Peygamber (ﷺ) Allah'ın (﷾), kullarını en iyi bildiği hâlde, onlara kulları hakkında sorduğunu söyledi. Ama kimse meleklere dua etmez ya da onlara adak sunmaz. Onlar “ikram edilmiş kullardır” ve “O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler”. Yargıç her şeyin Yaratıcısı olan Allah'ın (﷾) kendisidir. Şöyle der: “şüphe yok ki ben çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına karşılık veririm”. Şöyle der: “Bana dua edin, size icabet edeyim”. Peygamber (ﷺ) Allah'a (﷾) yakarmanın (dua) kendisinin ibadet olduğunu öğretti. Öyleyse bir Müslüman Yargıçla her saatte, her yerde doğrudan konuşur.
Ebu Hureyre, Peygamber'in (ﷺ) meleklerin insanlara gece ve gündüz nöbetleşe geldiğini ve sabah ve ikindi namazlarında buluştuğunu söylediğini rivayet eder. Geceyi geçirenler yukarı çıkar ve Allah, kulları hakkında her şeyi bildiği hâlde, onlara onları hangi hâlde bıraktıklarını sorar. Onları namaz kılarken bıraktıklarını ve namaz kılarken bulduklarını söylerler.
“(Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O bundan münezzehtir, yücedir. Hayır! (Evlat diye niteledikleri) o melekler ikram edilmiş kullardır. Onun sözünün önüne geçmezler ve O'nun emri gereğince iş görürler. Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler.”
“Kullarım sana beni sorarlarsa; şüphe yok ki ben çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki, doğru yolda olsunlar.”
“Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, size icabet edeyim. Bana ibadet etmekten büyüklenenler, aşağılanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir.””
Numan bin Beşir'in rivayetine göre Peygamber (ﷺ) şöyle dedi: dua ibadettir. Sonra Allah'ın şöyle dediği ayeti okudu: Bana dua edin, size icabet edeyim.
Herkes kendi kaydını taşır
Legge risalenin ödülü ve cezayı ölümün ötesine taşımadığını belirtir. Bu hayatta karşılığı verilmeyen bir kişinin torunlarına geçer. Kur'an herkesin kendi kaydını taşıdığını söyler. “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez”, yakın bir akraba bile. Tam hesap Kıyamet günü, kimseye haksızlık etmeyen Allah'ın (﷾) huzurunda görülür. Öyleyse yaptıklarınız sizin için önemlidir ve yönelinecek olan, yargılayacak olan Bir'dir.
Legge, Kan Ying Pien'i kimin yazdığını kimsenin bilmediğini söyler. Song hanedanı döneminde yazılmış göründüğünü söyler ve onu on birinci yüzyıla yerleştirir. Sayısız baskısı yapılmış popüler bir risaledir. İyi ve kötü eylemleri ortaya koyar, insanların işlerinin nasıl kaydedilip karşılık gördüğünü anlatır ve tövbeye çağırarak kapanır. Ödülü ve cezayı ölümün ötesine taşımaz: bu hayatta tamamlanmayan kişinin torunlarına geçer.
“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak, görmeden Rablerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim günâh kirinden arınırsa, kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.”
“Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. Kitabını oku! Bugün hesabını görücü olarak kendi kendine yetersin.”
“Şüphesiz Allah, zerre miktarı kadar bile haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.”
| Soru | Kan Ying Pien | Kur'an ve Sünnet |
|---|---|---|
| Kim kaydeder | Bedenin içindeki ruhlar ve Ocak ruhu. | Biri sağda, biri solda iki melek. |
| Kime gider | Legge'nin anlatımında Gök'ün sarayı, Yeşim İmparator. | Kullarını en iyi bilen Allah'a (﷾). |
| Duanızı kim işitir | Ruhlar yukarıya bir rapor taşır. | Allah (﷾) yalvaranı doğrudan işitir. |
| Bu hayatta karşılığı verilmeyen | Kişinin soyuna geçer. | Herkes kendi kitabını Hesap Günü'ne taşır. |
Gök'ün bakanları: Kur'an'ın cevapladığı eski bir argüman
Birçokları tanrıların Gök'ün memurları olduğunu söyler. Bir tebaa imparatora bakanları aracılığıyla ulaşır, öyleyse biz de En Yüce'ye onlar aracılığıyla ulaşırız. Kur'an tam da bu argümanı aktarır: “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz”. Şu sözleri de aktarır: “Bunlar Allah katında bizim şefâatçilerimizdir”. Ve bir soruyla cevap verir: “Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah'ın (﷾) kulları hakkında kendisine bir şey söyleyecek kimseye ihtiyacı yoktur. “Biz ona şahdamarından daha yakınız”. İslam şefaati öğretir, ama onu vermek yalnızca Allah'a (﷾) aittir: “Şefaat, tümüyle Allah’a aittir”. “İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir?” Öyleyse bir Müslüman şefaat için bile doğrudan Allah'tan (﷾) ister.
“İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler, : “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (derler.) Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.”
“Onlar Allah ile birlikte kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda vermeyecek olan şeylere ibadet ederler. Bir de: “Bunlar Allah katında bizim şefâatçilerimizdir” derler. De ki: Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Allah, onların şirk koşmalarından münezzehtir ve çok yücedir.”
“Şüphesiz insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu da biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.”
““Şefaat, tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O’na döndürüleceksiniz.””
“Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.”
Kendilerine dua edilenler cevap veremez ya da yardım edemez
Kur'an Allah'tan (﷾) başka dua edilen herkes hakkında “bir çekirdeğin zarına bile sahip değillerdir” der. “duysalar da size cevap veremezler” der. İnsanların dua ettiklerinin “sizin gibi kullardır” olduğunu söyler. Kur'an hiçbir peygamberin insanlara “melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi” emretmeyeceğini söyler. Öyleyse kural herkes içindir: “Allah ile birlikte başkasına dua/ibadet etmeyin”. Her Müslüman bunu her namazda söyler: “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” Yaşayan birinden gücünün yettiği bir konuda yardım istemek farklıdır ve bunda bir sakınca yoktur.
“Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Her biri belirli bir süreye kadar akıp giderler. İşte sizin Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka dua ettikleriniz, bir çekirdeğin zarına bile sahip değillerdir.”
“Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.”
“Allah’ı bırakıp da dua/ibadet ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söyleyenlerseniz, onlara dua edin de size cevap versinler!”
“O, size melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi emretmez. Size, Müslüman olduktan sonra hiç kâfir olmayı emreder mi?”
“Mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başkasına dua/ibadet etmeyin.”
“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.”
Hakaretle değil, saygıyla
İslam tapınak tanrılarıyla ya da Guanyin, Mazu ya da Rab Lao ile alay etmez. Kur'an Müslümanlara şöyle der: “Müşriklerin, Allah’tan başka dua ettiklerine sövmeyin”. İslam'ın meselesi tapınaklarda dua eden insanlar değil, ibadettir. İbadet, dua ve adaklar yalnızca Allah'a (﷾) aittir. Cevap bir tapınakta onurlandırılan her şahsiyet için aynıdır. Allah'tan (﷾) başka birine dua eden bir Müslüman için de aynıdır.
“Müşriklerin, Allah’tan başka dua ettiklerine sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah’a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rablerine döndürülürler de O, kendilerine (dünyada) ne yaptıklarını haber verir.”
“Mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başkasına dua/ibadet etmeyin.”
“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.”
Üç olarak dua edilen
Bazı Taoistler bu tanrıların Tao'nun (Yol'un) yanında olmadığı cevabını verir. Üç Saf Olan'dan biri olan Rab Lao, kişileşmiş Tao olarak görülür. Yine de Üç Saf Olan'a her biri kendi unvanıyla, üç olarak dua edilir. Kur'an şöyle der: “İki ilah edinmeyin!” “O, ancak tek ilahtır”. Allah (﷾) hakkında “O Allah birdir” ve “O'nun hiçbir dengi yoktur” der. İslam Tao'nun Allah (﷾) olduğunu söylemez. “Tao Tanrı ile aynı mıdır?” sayfası Tao Te Ching'in ne söylediğini gösterir. Onda Tao hiçbir zaman kimseyle konuşmaz ve kimseye ona dua etmesi söylenmez. Kendisine dua edilecek olan Yaratıcı Allah'tır (﷾); “Her şeyi işiten ve gören O’dur”.
Pregadio, Laozi'nin Han hanedanı döneminde Laojun (Rab Lao) adı altında bir tanrı olduğunu yazar. 165 ve 166'da onun sözde doğum yerinde onun için ayinler yapıldı ve 166'da İmparator Huan imparatorluk sarayında onun onuruna bir tören düzenledi. Bir tanrı olarak Rab Lao'nun Dao'yu (Tao) kişileştirdiği anlatılır. En yüce Taoist tanrılar, her biri bir göğü yöneten Üç Saf Olan'dır (Sanqing); bunlardan biri olan Daode tianzun, tanrılaştırılmış Laozi'nin bir başka adıdır. Daha geniş panteonda, denizcilerin koruyucusu olarak onurlandırılan onuncu yüzyılın sonlarından bir kadın olan Mazu gibi tanrılaştırılmış geçmişin insanları da vardır.
“Allah: İki ilah edinmeyin! dedi. O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun!”
“De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir. Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. O'nun hiçbir dengi yoktur.”
“Gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi nefislerinizden eşler ve davarlardan da çiftler yaratmıştır. Sizi de bu şekilde yaratıp çoğaltmaktadır. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. Her şeyi işiten ve gören O’dur.”
Açık kalan kapı
Risale insanları tövbeye çağırarak biter ve İslam da onları tövbeye çağırır. Kime tövbe edeceklerini söyler: “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder”. İyilikler kötülükleri giderir. Tövbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin kötülüklerini Allah (﷾) iyiliğe çevirir. Hiçbir ruhun lütfuna gerek yoktur, çünkü Allah'ın (﷾) kendisi bağışlar. Kapı Allah'a (﷾) yönelen herkese, bugün açıktır.
Legge, Kan Ying Pien'i kimin yazdığını kimsenin bilmediğini söyler. Song hanedanı döneminde yazılmış göründüğünü söyler ve onu on birinci yüzyıla yerleştirir. Sayısız baskısı yapılmış popüler bir risaledir. İyi ve kötü eylemleri ortaya koyar, insanların işlerinin nasıl kaydedilip karşılık gördüğünü anlatır ve tövbeye çağırarak kapanır. Ödülü ve cezayı ölümün ötesine taşımaz: bu hayatta tamamlanmayan kişinin torunlarına geçer.
“De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.”
“(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.”
“Ancak tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenler, Allah bunların günahlarını sevaba/iyiliğe çevirir. Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.”
İslam'ın cevabı: merkezinde Allah'ın (﷾) olduğu bir hayat yolu
İslam bir dîndir, eksiksiz bir hayat yolu: inanç, ibadet, aile ve karakter bir arada. Onda dua günde beş kez ve her ihtiyaç anında doğrudan Allah'a (﷾) gider. “İslam nedir?” sayfası onu tek bir yerde gösterir. Kur'an sizden onu sınamanızı ister: Allah'tan (﷾) olduğundan şüphe ediyorsanız, onun gibi bir sure getirin. Peygamber'in (ﷺ) bütün insanlara gönderildiğini söyler ve ona Peygamberlerin Mührü, onların sonuncusu der. Kur'an'ı okuyun ve Âlemlerin Rabbi'nden olup olmadığını sorun.
“Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum.”
“Ey iman edenler! Hep birden İslam dinine tümüyle eksiksiz girin, Şeytan'ın adımlarına uymayın! O sizin apaçık düşmanınızdır.”
“Kulumuza indirdiğimiz (Kur’an) dan bir şüpheniz varsa; haydi siz de ona benzer bir sûre getirin. Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah’tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın.”
“De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.””
“Muhammed, sizin adamlarınızdan kimsenin babası değildir fakat o Allah’ın Rasulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.”
Satır satır
Kur'an 39:3 — Zümer Suresi, 3. ayet
“İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler, : “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (derler.) Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.”
Hangi konuda kaynak
Gök'ün yerine tanrılara tapmıyoruz. Onlar Gök'ün bakanlarıdır ve dualarımızı yukarıya taşırlar.
Cevap
Kur'an aynı argümanı aktarır: “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (39:3). Cevabı Allah'ın (﷾) bakanlara ihtiyacı olmadığıdır. “Biz ona şahdamarından daha yakınız” (50:16). Şefaati vermek yalnızca Allah'a (﷾) aittir (39:44). Şöyle der: “Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına karşılık veririm” (2:186).
Vardığı yer — Allah (﷾) dua eden herkesi kendisi işitir. Şefaati vermek O'na aittir; başkalarına dua ederek kazanılan bir şey değildir.
“Dinî Taoizm”, Stanford Felsefe Ansiklopedisi
Pregadio, Laozi'nin Han hanedanı döneminde Laojun (Rab Lao) adı altında bir tanrı olduğunu yazar. 165 ve 166'da onun sözde doğum yerinde onun için ayinler yapıldı ve 166'da İmparator Huan imparatorluk sarayında onun onuruna bir tören düzenledi. Bir tanrı olarak Rab Lao'nun Dao'yu (Tao) kişileştirdiği anlatılır. En yüce Taoist tanrılar, her biri bir göğü yöneten Üç Saf Olan'dır (Sanqing); bunlardan biri olan Daode tianzun, tanrılaştırılmış Laozi'nin bir başka adıdır. Daha geniş panteonda, denizcilerin koruyucusu olarak onurlandırılan onuncu yüzyılın sonlarından bir kadın olan Mazu gibi tanrılaştırılmış geçmişin insanları da vardır.
Hangi konuda kaynak
Üç Saf Olan'dan biri olan Rab Lao kişileşmiş Tao'dur, bu yüzden Tao'nun yanında tanrılara tapmıyoruz.
Cevap
Üç Saf Olan'a her biri kendi unvanıyla, üç olarak dua edilir. Kur'an şöyle der: “İki ilah edinmeyin!” “O, ancak tek ilahtır” (16:51). Kendisine dua edilecek olan, “O Allah birdir” (112:1) diye anılan ve dua eden herkesi işiten (2:186) Allah'tır (﷾). Tao Te Ching'de Tao hiçbir zaman konuşmaz ve kimseye ona dua etmesi söylenmez.
Vardığı yer — İbadet üç unvan için değil, dua eden herkesi işiten Tek Allah (﷾) içindir.
Kan Ying Pien §2 — SBE 40, s. 236
“Ayrıca bir insanın bedeninde oturan yatan bedenin üç Ruhu da vardır. Her kang-shan günü geldiğinde hemen Gök sarayına yükselir ve insanların suç ve günah işlerini bildirirler. Ayın son gününde Ocak ruhu da aynısını yapar.”
Hangi konuda kaynak
Ruhlar kusurlarımızı Gök'e bildirir, bu yüzden onları tarafımızda tutmalıyız.
Cevap
İslam her amelin yazıldığında hemfikirdir (50:17-18). Ama Yargıç bir rapor olmadan bilen Allah'tır (﷾). Kimsenin kayıt tutanları kazanmasına gerek yoktur. Allah (﷾) şöyle der: “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder” (39:53). İyilikler kötülükleri giderir (11:114).
Vardığı yer — Kayıt tutulur ve onunla yüzleşmenin yolu kayıt tutanların lütfu değil, Allah'a (﷾) tövbedir.
Kur'an 16:53 — Nahl Suresi, 53. ayet
“Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.”
Hangi konuda kaynak
Tanrılar dualarıma cevap verdi, öyleyse gerçek yardımcılar olmalılar.
Cevap
İslam size bir iyiliğin geldiğini inkâr etmez. Her iyiliğin Allah'tan (﷾) olduğunu söyler: “Size ulaşan her nimet Allah’tandır” (16:53). O bütün insanlara, “onlara da, bunlara da” verir (17:20). Öyleyse onu verene şükredin ve O'na doğrudan dua edin: “Bana dua edin, size icabet edeyim” (40:60).
Vardığı yer — Gelen her iyilik Allah'tandı (﷾), bu yüzden İslam sizden yalnızca O'na dua etmenizi ister.
Bakış açıları
Taoist: Gök sarayının tanrılarını onurlandırmak
Dinî Taoizm tapınaklarında Üç Saf Olan'ı, Yeşim İmparator'u ve Rab Lao'yu onurlandırır. Ahlak kitapları amellerin kaydedildiğini ve karşılığının verildiğini öğretir. Üç Saf Olan'dan biri olan Rab Lao'yu kişileşmiş Tao olarak görür.
Tanrılar Gök'ün memurlarıdır. Bir imparatora bakanları aracılığıyla ulaşıldığı gibi, biz de En Yüce'ye onlar aracılığıyla ulaşırız.
Reddiye
Kur'an tam da bu argümanı aktarır: “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (39:3). Allah'ın (﷾) bakanlara ihtiyacı yoktur. “Biz ona şahdamarından daha yakınız” (50:16). Şefaat yalnızca Allah'a (﷾) aittir (39:44).
Üç Saf Olan Tao'nun yanında tanrılar değildir. Onlardan biri olan Rab Lao kişileşmiş Tao'nun kendisidir.
Reddiye
Onlara yine de her biri kendi unvanıyla, üç olarak dua edilir. Kur'an şöyle der: “İki ilah edinmeyin!” “O, ancak tek ilahtır” (16:51). İslam Tao'ya Allah (﷾) demez. Kendisine dua edilecek olan, işiten ve gören Allah'tır (﷾) (42:11; 112:1-4).
Ruhlar amellerimizi kaydeder ve Gök'e bildirir, bu yüzden bilge bir insan kötülükten kaçınır ve iyilik yapar.
Reddiye
İslam her amelin yazıldığında hemfikirdir (50:17-18). Ama Yargıç dua eden herkesi doğrudan işiten Allah'tır (﷾) (2:186). Kayıtla yüzleşmenin yolu O'na yönelmektir: O tövbe eden herkesi bağışlar (39:53).
Çin geleneği: tapınak tanrılarından yardım istemek
Birçok insan gündelik hayatta tanrılardan yardım istemek için tapınağa gider. Onurlandırılanların bazıları, Mazu gibi, geçmişte yaşamış insanlardı.
Tapınaklarda onurlandırılanların bazıları, Mazu gibi, geçmişte yaşamış insanlardı. Onlardan yardım istemek saygın bir büyükten yardım istemek gibidir.
Reddiye
Yaşayan bir büyükten gücünün yettiğini istemekte bir sakınca yoktur. Yalnızca Allah'ın (﷾) verebileceği bir şey için orada olmayan birine dua etmek ibadettir (1:5). Allah'tan (﷾) başka dua edilenler “sizin gibi kullardır” (7:194).
İslami bakış açısı
Yalnızca Allah'a (﷾) dua edin ve O'na doğrudan yakarın. İslam amellerin kaydedildiğinde hemfikirdir ve Yargıcın dua eden herkesi işiten Allah (﷾) olduğunu söyler. O'ndan başka dua edilenler cevap veremez ya da yardım edemez.
Allah'a (﷾) yakarmak ibadettir ve Allah (﷾) herkesi kendisine doğrudan dua etmeye davet eder.
Melekler her ameli kaydeder ve her insan Allah'ın (﷾) huzurunda kendi kaydıyla karşılaşır.
Kur'an aracılar argümanını aktarır ve cevaplar. Allah (﷾) kullarını bilir ve bütün şefaati vermek O'na aittir.
Allah'tan (﷾) başka dua edilenler cevap veremez ya da yardım edemez, bu yüzden O'nunla birlikte kimseye dua edilmez.
Müslümanlar başkalarının dua ettiklerine sövmemelidir; kural hakaretle değil, ibadetle ilgilidir.