Kısa cevap
İlahilerinde öğretmedi. Cenaze ilahileri ölüleri Yama'ya (ölülerin hükümdarı) ve Atalar'a (ataların ruhları), “en yüce gökte” gönderir. Orada amellerinin sevabıyla buluşurlar. Hiçbiri kimseyi yeniden doğmak için geri göndermez. Yeryüzünde yeniden doğuş, Veda'nın son kısmı olan Upanişadlarda öğretilir. Orada bir kral bir Brahmin'e (rahip sınıfından birine) bu bilginin “senden önce hiçbir Brâhmana'ya gitmedi” olduğunu söyler. Bu bilgi ilahileri koruyan rahiplere değil, savaşçı sınıfı Kşatriyalara aitti. Upanişadlar ve Gita Ataların cennetini doğuma geri dönüş yolunda bir durak yaptı. İlahilerin tablosu Kur'an'ınkine daha yakındır: tek bir hayat, sonra ölüler amelleriyle buluşur ve geri dönüş yoktur. Yeniden doğuş için anılan ayetler aşağıda cevaplanıyor. İslam o tek hayatı öğretir ve sizi onu Allah (﷾) için yaşamaya çağırır.
Ayrıntılı açıklama
Rig Veda'nın cenaze ilahileri ölüleri nereye gönderir
Dört Veda'nın ilki olan Rig Veda bir ilahiler derlemesidir. Onuncu kitabında ölülerin nereye gittiğini söyleyen cenaze ilahileri vardır. Ölü adama atalarının “kadim yollarda” ilerlemesi söylenir. Yama (ölülerin hükümdarı) ve Atalar (ataların ruhları) ile buluşacaktır. Ayrıca “en yüce gökte” “özgür ya da buyrulmuş amellerin sevabıyla” buluşacaktır. On dokuzuncu yüzyılda Rig Veda'yı tercüme eden İngiliz Ralph Griffith bu amelleri açıklar. Bunlar sevabı gökte biriktirilen iyi işler ve kurbanlardır. Orada ölü adam “başka bir beden giy” emrini alır. Ateş tanrısı Agni'den onu yakıp bitirmemesi, ama “onu Atalar'a doğru yoluna gönder” istenir. Agni “bu adamı dindarların bölgesine taşı” emrini alır. Sonra Agni onu yine Atalar'a gönderecek ve bir bedene yeniden kavuşmasını sağlayacaktır. Başka bir ilahi Kral'ın yaşadığı diyar için dua eder: “o diyarda ölümsüz kıl”. Griffith'in notu Kral'ın ölülerin ruhlarının hükümdarı Yama olduğunu söyler. Bu ilahilerde ölüler Atalar'a gider. Hiçbiri bir adamı bir annenin rahmine geri göndermez.
“İlerle, ilerle, eski atalarımızın bizden önce gittiği kadim yollarda. Orada kutsal yiyeceklerinin tadını çıkaran iki Kral'ı, Tanrı Varuṇa'yı ve Yama'yı göreceksin. Yama ile buluş, Atalar ile buluş, en yüce gökte özgür ya da buyrulmuş amellerin sevabıyla buluş. Günahı ve kötülüğü bırak, yurdunu yeniden ara ve şanla parlayarak başka bir beden giy.”
“Onu yakıp bitirme, onu tamamen tüketme, Agni: bedeni ya da derisi dağılmasın. Ey Jâtavedas, onu olgunlaştırdığında, onu Atalar'a doğru yoluna gönder. Onu hazır ettiğinde, Jâtavedas, onu Atalar'a teslim et. Onu bekleyen hayata ulaştığında Tanrıların yöneticisi olacaktır.”
“Senin payın keçidir: onu ısıyla tüket; azgın alevin, kızgın ihtişamın onu yaksın. Uğurlu suretlerinle, ey Jâtavedas, bu adamı dindarların bölgesine taşı.”
“Yine, ey Agni, sende sunulmuş olarak adaklarımızla giden onu Atalar'a gönder. Yeni hayat giyerek soyunu çoğaltsın: bir bedene yeniden kavuşsun, Jâtavedas.”
“Ey Pavamâna, beni göğün ışığının yerleştirildiği ve ebedî parıltının parladığı o ölümsüz, çürümez dünyaya koy. Ak, İndu, İndra uğruna ak. Beni Kral'ın, Vivasvân'ın Oğlu'nun yaşadığı, göğün gizli mabedinin bulunduğu, o genç ve taze suların bulunduğu o diyarda ölümsüz kıl. Ak, İndu, İndra uğruna ak.”
Beden unsurlara ve toprağa döner
Aynı ilahiler bedenin ne olduğunu da söyler. Gökteki Atalar'dan söz ederler; kimi “Ateşle tüketilmiş”, kimi “yakılmamış” olanlar. Bu Atalar'a “kendi bedenlerini” bağışlanmasını isterler. Cenaze ateşinde güneş ölü adamın gözünü, rüzgâr ise ruhunu (atma, nefes) alacaktır. Griffith'in göz ve ruh hakkındaki notu benzerin benzerine döndüğünü söyler. Ölü adama “sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git” denir. “Payına düşüyorsa” sulara gidebilir ve “bütün uzuvlarınla bitkilerde yurt edin” emrini alır. Kalıntılar “Anne Yer'in kucağına” konur ve Yama'dan ölü adam için “kalıcı bir yer” yapması istenir. Öyleyse göz ve nefes dünyadaki benzerlerine döner. Ve aynı ilahiler adamın kendisini Yama'ya ve Atalar'a gönderir.
“Ateşle tüketilmiş ya da yakılmamış olup göğün ortasında sunularıyla sevinenler; onlara, ey Hükümdar Rab, ruhlar dünyasını ve kendi bedenlerini, senin hoşnutluğun nasıl dilerse, bağışla.”
“Güneş gözünü, Rüzgâr ruhunu alsın; sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git. Payına düşüyorsa sulara git; bütün uzuvlarınla bitkilerde yurt edin.”
“Anne Yer'in kucağına, uzak uzanan, çok nazik ve lütufkâr Yer'in kucağına git. Bağışta bulunana yün kadar yumuşak Genç Hanım, seni Yıkım'ın bağrından korusun. Kalk, Yer, ağır ağır aşağı bastırma: ona kolay bir giriş sağla, ona nazikçe bak. Bir annenin eteğini çocuğunun etrafına sarması gibi onu ört, ey Yer. Şimdi kalkan yer hareketsiz kalsın: evet, üzerinde bin topak kalsın. Onun için yağ damlatan bir yurt olsunlar, burada daima onun sığınağı olsunlar. Senin üzerine bu toprak parçasını koyarken yeri senden uzak tutuyorum. Zarardan uzak olayım. Burada Atalar bu direği senin için sağlam tutsun ve orada Yama sana kalıcı bir yer yapsın.”
Upanişad'ın kendi sözleri: hiçbir Brahmin'in sahip olmadığı bilgi
Upanişadlar Veda'nın son kısmıdır. Doğuma geri dönüşü öğrettiklerinde, bu öğretinin rahip sınıfı Brahminlere nasıl ulaştığını da anlatırlar. Chandogya Upanişad'da bir kral, Pravahana Jaivali, genç bir Brahmin olan Svetaketu'ya beş soru sorar. İnsanlar buradan nereye gider ve nasıl geri dönerler? Tanrıların yolu ile ataların yolu nerede ayrılır? O dünya neden hiç dolmaz ve beşinci sunuda suya neden insan denir? Bazıları kralın bilgisini yalnızca beş ateş üzerine bir tefekkür olarak okur. Ama soruları ölülerin nasıl geri döndüğünü de içerir. Öyleyse kastettiği bilgi geri dönüşün kendisini de içerir. Babası tarafından eğitilmiş olan oğlan birine bile cevap veremez. Babası Brahmin Gautama da hiçbirini bilmez. Gautama öğrenmeye geldiğinde kral ona “bu bilgi senden önce hiçbir Brâhmana'ya gitmedi” der. Öğreti, der, yalnızca savaşçı sınıfı Kşatriyalara aitti. Brihadaranyaka Upanişad aynı hikâyeyi anlatır: “bu bilgi şimdiye kadar hiçbir Brâhmana'da bulunmadı”. Brahminler Veda'yı öğrenen, koruyan ve okuyan rahiplerdi. Upanişadların Amerikalı mütercimi R. E. Hume, aynı Upanişad'ın anlatımına göre Svetaketu'nun on iki yıl Vedaları okumuş olduğunu belirtir. Upanişad'ın kendi sözlerine göre, geri dönüş öğretisi onların muhafazasında değildi.
“Svetaketu Âruneya Pañkâlaların bir meclisine gitti. Pravâhana Gaivali ona şöyle dedi: “Oğlan, baban seni eğitti mi?” “Evet, efendim,” diye cevap verdi. “İnsanların buradan hangi yere gittiğini biliyor musun?” “Hayır, efendim,” diye cevap verdi. “Nasıl geri döndüklerini biliyor musun?” “Hayır, efendim,” diye cevap verdi. “Devaların yolunun ve ataların yolunun nerede ayrıldığını biliyor musun?” “Hayır, efendim,” diye cevap verdi. “O dünyanın neden hiç dolmadığını biliyor musun?” “Hayır, efendim,” diye cevap verdi. “Beşinci sunuda suya neden İnsan dendiğini biliyor musun?” “Hayır, efendim,” diye cevap verdi. “O hâlde neden eğitildiğini söyledin? Bu şeyleri bilmeyen biri nasıl eğitildiğini söyleyebilir?” Bunun üzerine oğlan üzgün bir şekilde babasının yanına döndü ve şöyle dedi: “Efendim, beni eğitmemiş olduğun hâlde beni eğittiğini söyledin. O Râganya herifi bana beş soru sordu ve hiçbirine cevap veremedim.” Baba şöyle dedi: “Bana anlattığın onun bu sorularından hiçbirini bilmiyorum. Bu soruları bilseydim sana nasıl söylemezdim?””
“Kral şaşırdı ve ona “Bir süre yanımda kal” diye emretti. Sonra şöyle dedi: “Bana söylediğin (şeye) gelince, Gautama, bu bilgi senden önce hiçbir Brâhmana'ya gitmedi ve bu yüzden bu öğreti bütün dünyalarda yalnızca Kşatra sınıfına aitti.”
“Kral şöyle dedi: “Bize gücenme, ne sen ne de ataların; çünkü bu bilgi şimdiye kadar hiçbir Brâhmana'da bulunmadı. Ama onu sana söyleyeceğim, çünkü sen böyle konuşurken kim seni reddedebilir?”
Rig Veda'da ruh göçünün hiçbir izinin olmadığını ve Chandogya'nın hikâyesinin (5.3) bunu doğruladığını yazar: Aynı Upanişad'ın anlatımına göre (6.1.2) on iki yıl Vedaları okumuş olan Svetaketu ve babası ve öğretmeni Gautama bu öğretiyi hiç duymamışlardı ve metin onun her zaman Kşatriyalara ait olduğunu belirtir. Rig Veda'da, der, son hakkındaki inanç tanrıların cennetinde kişisel bir ölümsüzlüktü. Hopkins'ten aktararak “Atharva-Veda'da ruh göçü öğretisinin ön işareti” dediği şeyden sonra, bu fikir “ilk kez kesin olarak Satapatha Brahmana'da ortaya çıkar”. Bir notta, sonraki zamanların yerli bir şerhçisinin bahu-prajah'ı “birçok doğuma tabi” diye okuyarak Rig Veda 1.164.32'de yeniden doğuşu keşfettiğini düşündüğünü ekler ve bir çürütme için Monier Williams'a gönderme yapar.
Ataların cenneti geri dönüş yolunda bir durak olur
Upanişad'ın öğretisi ilahilerin ölüler hakkında söylediğini de değiştirir. İlahilerde kurbanlar ve bağışlar sunanlar Atalar'a gider ve en yüce gökte sevaplarıyla buluşur. Chandogya'da “kurbanlar, kamu yararına işler ve sadakalardan” oluşan bir hayat sürenler ataların dünyasına ve aya gider. “(İyi) amelleri tükenene kadar” orada kalırlar. Sonra yağmur ve bitkiler yoluyla bir rahme geri dönerler. Tanrı (﷾) Krişna'nın öğrettiği Bhagavad Gita üç Veda'yı izleyenler hakkında aynısını söyler. Kurbanlarda sunulan kutsal içki Soma'yı içerler. “tanrıların efendisinin kutsal dünyasına” ulaşırlar ve “sevapları tükenince ölümlüler dünyasına girerler”. “gidip gelmeyi” elde ederler. Rig Veda Yama'nın diyarında ölümsüz kılınmak için dua etti. Sonraki kitaplar aynı kurban sunanları gökten geri gönderir. Oxford'da Sanskrit profesörü A. A. Macdonell, Chandogya'nın düzenine iki katlı bir karşılık der. Onun öbür dünyadaki kalışının, der, eski Vedik inancın bir kalıntısı olduğunu söyler. Bu neyin değiştiğini gösterir. Sonraki öğretinin yanlış olduğunu tek başına kanıtlamaz. Bunu aşağıda Kur'an çözüyor.
“Bilginin üç (dalını) bilenler, Soma suyunu içenler, günahları yıkananlar kurbanlar sunar ve cennete geçiş için bana dua ederler; tanrıların efendisinin kutsal dünyasına ulaşınca göksel âlemlerde tanrıların göksel zevklerinin tadını çıkarırlar. O büyük göksel dünyanın tadını çıkardıktan sonra, sevapları tükenince ölümlüler dünyasına girerler. Böylece arzu nesnelerini isteyen ve üç (Veda'nın) hükümlerine başvuranlar (meyve olarak) gidip gelmeyi elde ederler. Bana tapan, beni ve başka hiç kimseyi düşünmeyen ve sürekli bağlı olan insanlara yeni hediyeler veririm ve onların kazandığını korurum.”
Vedik görüşte ölünün ruhunun ataların çiğnediği yoldan ebedî ışık diyarına gittiğini ve onları en yüce gökte ölülerin kralı Yama ile birlikte bulduğunu yazar; göğü en çok rahiplere cömert kurban bağışları verenler kazanırdı. Ruh göçü teorisi, der, en eski Upanişadlarda geliştirilmiştir. En erken biçimi, yeniden doğmanın ve tekrar tekrar ölmenin öbür dünyanın ötesine geçmediği Shatapatha Brahmana'dadır; Upanişadlar yeniden doğuşun bu dünyada gerçekleştiğini varsayarak onu ruh göçüne dönüştürür. Chandogya'da kurban ve iyi işler yapmış ev sahibi Ataların yoluyla aya gider, eylemlerinin sonuçları tükenene kadar orada kalır ve yeniden doğmak için yeryüzüne döner. Macdonell buna önce öbür dünyada, sonra bu dünyada ruh göçüyle olan iki katlı bir karşılık der ve birincisinin gelecek hayat hakkındaki eski Vedik inancın bir kalıntısı olduğunu söyler. Shatapatha Brahmana'nın son kitabının bir Aranyaka oluşturduğunu ve onun son altı bölümünün Brihadaranyaka Upanişad olduğunu, Brihadaranyaka'nın dönüş anlatımının (6.2.15-16) Chandogya'nınkine benzediğini belirtir.
““Ama bir köyde yaşayıp kurbanlar, kamu yararına işler ve sadakalardan oluşan (bir hayat) sürenler dumana giderler, dumandan geceye, geceden ayın karanlık yarısına, ayın karanlık yarısından güneşin güneye gittiği altı aya. Ama yıla ulaşmazlar. Aylardan ataların dünyasına giderler, ataların dünyasından esire, esirden aya. O Soma'dır, kral. Burada Devalar tarafından sevilirler (yenirler), evet, Devalar onları sever (yer). (İyi) amelleri tükenene kadar orada kaldıktan sonra geldikleri yoldan yine geri dönerler, esire, esirden havaya. Sonra kurban sunan hava olunca duman olur, duman olunca sis olur, sis olunca bulut olur, bulut olunca yağmur olarak yağar. Sonra pirinç ve tahıl, otlar ve ağaçlar, susam ve fasulye olarak doğar. Oradan kaçış en büyük zorluklarla kuşatılmıştır. Çünkü yiyeceği yiyen ve döl üreten kişiler kim olursa olsun, o bundan böyle onlara benzer.”
| Metin | Ne der |
|---|---|
| Rig Veda'nın cenaze ilahileri | Yama'ya ve Atalar'a, en yüce gökte; hiçbiri ölüleri yeniden doğuma göndermez |
| Chandogya Upanişad | Amelleri tükenene kadar ataların dünyasına, sonra yeniden bir rahme |
| Bhagavad Gita | Göğe, sonra sevap tükenince ölümlüler dünyasına geri |
| Kur'an | Tek bir hayat, bir berzah, sonra insanın amelleriyle karşılaşması; geri dönüş yok |
Hindu görüşü: yeniden doğuş Veda'da öğretilir
Hindu öğretmenler yeniden doğuşun (punarjanam) Veda'nın kendisinin öğretisi olduğunu savunur. Upanişadlar vahyedilmiş katman olan şrutiye aittir ve Veda'nın sonu anlamına gelen Vedanta diye adlandırılır. Chandogya Upanişad kurban ve sadakayla yaşayanların ataların yoluyla aya gittiğini öğretir. Oradan yağmur ve bitkiler yoluyla yeniden doğmak için geri gelirler. Bhagavad Gita, bir insanın elbiselerini değiştirmesi gibi benliğin eski bedenleri atıp başkalarını aldığını söyler. 1893'te Hindu bir keşiş olan Swami Vivekananda Chicago'daki Dünya Dinler Parlamentosu'nda konuştu. Vedaların insanın bir geçmişi olan bir ruh olduğunu bildirdiğini söyledi. Ölüm, dedi, yalnızca bir bedenden diğerine bir değişikliktir. Birçok Hindu, ritüelin düzyazı kitapları olan Brahmanaları da Veda sayar. Shatapatha Brahmana ölümden sonra “yeniden hayata” gelmekten zaten söz eder. Bazı öğretmenler tohumu Rig Veda'nın ilahilerinde de bulur. Swami Dayananda Hindu bir reform hareketi olan Arya Samaj'ı kurdu. Yeniden doğuş bölümünü Rig Veda'nın bir duasıyla açtı: “Bize görmemizi geri ver”. Diğerleri cenaze ilahilerinin satırlarını ve 1.164 bilmece ilahisinin bir ayetini anar. On dördüncü yüzyılın şerhçisi Sayana'nın okumasında bu ayet “birçok doğuma tabidir” olan birinden söz eder. Bu sayfanın sonundaki satırlar bunların her birine cevap verir.
““Ama bir köyde yaşayıp kurbanlar, kamu yararına işler ve sadakalardan oluşan (bir hayat) sürenler dumana giderler, dumandan geceye, geceden ayın karanlık yarısına, ayın karanlık yarısından güneşin güneye gittiği altı aya. Ama yıla ulaşmazlar. Aylardan ataların dünyasına giderler, ataların dünyasından esire, esirden aya. O Soma'dır, kral. Burada Devalar tarafından sevilirler (yenirler), evet, Devalar onları sever (yer). (İyi) amelleri tükenene kadar orada kaldıktan sonra geldikleri yoldan yine geri dönerler, esire, esirden havaya. Sonra kurban sunan hava olunca duman olur, duman olunca sis olur, sis olunca bulut olur, bulut olunca yağmur olarak yağar. Sonra pirinç ve tahıl, otlar ve ağaçlar, susam ve fasulye olarak doğar. Oradan kaçış en büyük zorluklarla kuşatılmıştır. Çünkü yiyeceği yiyen ve döl üreten kişiler kim olursa olsun, o bundan böyle onlara benzer.”
“Bir insan eski elbiselerini atıp başka ve yeni elbiseler giydiği gibi, bedenlenmiş (benlik) de eski bedenleri atıp başka ve yeni bedenlere geçer.”
“O hâlde ben madde ve maddi cevherlerin bir bileşiminden başka bir şey değil miyim? Vedalar “Hayır” diye bildirir; ben bir bedende yaşayan bir ruhum. Ben beden değilim. Beden ölecek, ama ben ölmeyeceğim. İşte bu bedendeyim ve o çöktüğünde yine yaşamaya devam edeceğim; ayrıca bir geçmişim de vardı.”
“Peki o hâlde, insan ruhu ebedî ve ölümsüz, kusursuz ve sonsuzdur ve ölüm yalnızca bir bedenden diğerine merkez değişikliği demektir. Şimdi geçmiş eylemlerimizle belirlenir, gelecek de şimdiyle belirlenecektir; doğumdan doğuma ve ölümden ölüme yukarı doğru evrilmeye ya da geriye dönmeye devam edecektir.”
“Ve bunu böyle bilenler ya da bu kutsal işi yapanlar, öldükten sonra yeniden hayata gelirler ve hayata gelerek ölümsüz hayata gelirler. Ama bunu bilmeyenler ya da bu kutsal işi yapmayanlar öldüklerinde yeniden hayata gelirler ve tekrar tekrar onun (Ölüm'ün) yiyeceği olurlar.”
Arya Samaj'ın kurucusu Swami Dayananda, Rigvedadi Bhashya Bhumika'sının yeniden doğuş bölümünü (atha punarjanmavishayah) Rig Veda 10.59.6-7 ile, “Bize görmemizi geri ver, ey Asunîti” duasıyla açar. Sanskritçe yorumu, bu ve izleyen mantralarda önceki doğumların ve yeniden doğuşların bildirildiğini söyler ve duayı Tanrı'dan bir sonraki doğumda duyuları, nefesi ve bedeni istemek olarak okur.
“Bizi ölüme av olarak bırakma, ey Soma: Doğan Güneş'e hâlâ bakalım. Geçen günlerle yaşlılığımız tatlı olsun. Nirṛiti uzak yerlere gitsin. Ey Asunîti, ruhu içimizde tut ve yaşayacağımız günleri daha da uzat. Güneş ışığına hâlâ bakabilmemizi bağışla: sana getirdiğimiz yağla bedenini güçlendir. Bize görmemizi geri ver, ey Asunîti, bize nefesimizi ve zevkimizi yeniden ver. Doğan Güneş'e uzun süre bakalım: ey Anumati, bize lütfet ve bizi kutsa. Yer bize hayati ruhumuzu geri versin, Gök Tanrıça ve ara hava onu geri versin. Soma bize bedenimizi bir kez daha versin ve Pûşan barış ve huzur Yolu'nu göstersin.”
“(Bu durumu) yapan onu kavramaz: onu görmüş olandan da o gerçekten gizlenmiştir: o, henüz annesinin rahmine sarılıyken birçok doğuma tabidir ve kötülüğe girmiştir.”
Tek hayat, sonra kişinin amelleriyle buluşması
Kur'an bu dünyada tek bir hayatı, sonra ölümü, bir engeli ve dirilişi öğretir. İyilik yapmayı ihmal etmiş bir adama ölüm geldiğinde geri gönderilmek için yalvarır. Ona “Asla” denir. Ölülerin önünde diriltilecekleri Gün'e kadar bir engel (berzah) vardır. Daha önce helak edilen nesiller hakkında Kur'an onların “artık kendilerine dönmeyeceklerini” söyler. Hepsi yargılanmak için Allah'ın (﷾) huzuruna çıkarılacaktır. İnsan topraktan yaratılır, oraya döndürülür ve oradan “bir kere daha” çıkarılır. Sonra her can amellerini zerre ağırlığına kadar görür. İlahiler hiçbir Hesap Günü bilmez ve cennetleri Kur'an'ın Cenneti değildir. Ama onun biçimini paylaşırlar: tek bir hayat ve yeniden doğmak için geri dönüş yok. Bunda Rig Veda'nın cenaze ilahileri Kur'an'a, sonraki yeniden doğuş öğretisinden daha yakındır. Ve Kur'an her okuyucuya o tek hayatla ne yapacağını söyler: amellerinle buluşmadan önce şimdi Allah'a (﷾) yönel.
“Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında şöyle der: “Rabbim! Beni geri gönder.” “Belki geride bıraktıklarımla salih amel işlerim.” Asla, bu onun söylemiş olduğu bir sözden ibarettir. Onların önlerinde de diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”
“Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmüyorlar mı? Onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi? Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.”
“Sizi topraktan yarattık, sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.”
“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.”
İtirazlar ve cevapları
Rig Veda 10.16.3 — 10. Mandala, 16. İlahi, 3. beyit
“Güneş gözünü, Rüzgâr ruhunu alsın; sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git. Payına düşüyorsa sulara git; bütün uzuvlarınla bitkilerde yurt edin.”
Hangi konuda kaynak
Cenaze ilahisi ölü adama “sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git” der. Öyleyse sevabı bir sonra nereye gideceğine karar verir: bu karmadır. Onu sulara gönderir ve ona “bütün uzuvlarınla bitkilerde yurt edin” der. Bu Upanişad'ın anlattığı yolun ta kendisidir: yağmur ve bitkiler yoluyla başka bir doğuma. Karmanın ve yeniden doğuşun tohumu Rig Veda'da zaten vardır.
Cevap
Beyit önce her parçayı benzerine gönderir. Güneş ölü adamın gözünü, rüzgâr ise ruhunu (atma, nefes) alacaktır. Griffith'in notu ‘benzer benzerine dönsün’ der. Macdonell'in önerdiği gibi, örneği kozmik İnsan ilahisi vermiş olabilir. Orada güneş onun gözünden, rüzgâr da nefesinden doğdu. Griffith sonraki sözleri ‘sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git’ diye çevirir. John Muir on dokuzuncu yüzyılın İskoç bir Sanskrit âlimiydi ve Griffith'in notu ona gönderme yapar. O bu sözleri şöyle çevirir: “(Çeşitli parçalarının) doğasına göre göğe ve yere git”. Hangi şekilde okunursa okunsun, sözler bir rahmi değil, yeri ve göğü adlandırır. Beyit başka bir kişi olarak yeniden doğmaktan hiç söz etmez. Hemen sonraki beyit Agni'den “bu adamı dindarların bölgesine taşı” ister. Aynı ilahi onu üç kez Atalar'a gönderir. İlahiler yine sevaptan söz ettiğinde ölü adam onunla Yama ve Atalar ile birlikte, “en yüce gökte” buluşur. Macdonell gözün ve nefesin güneşe ve rüzgâra gitmesine arızi bir hayal der. Ruhun sulara ya da bitkilere gitmesinin, diye kabul eder, “bu teorinin tohumlarını içerebilir”. Bir tohum öğretinin kendisi değildir. Başka bir ilahide “sulara ve bitkilere” gitmiş bir ruh geri çağrılır. Aynı adama, “burada yaşayıp kalasın diye” geri döner. Öğretinin kendisi, yağmur ve bitkiler yoluyla bir rahme dönüş, Upanişad'ın daha önce hiçbir Brahmin'e gitmediğini söylediği şeydir.
Vardığı yer — Beyit gözü ve nefesi benzerine döndürür ve en fazla sonraki fikrin bir tohumunu taşır. Adamı yere ya da göğe gönderir ve aynı ilahi onu Atalar'a gönderir. Yeniden doğuşu öğretmez.
Rig Veda 10.16.5 — 10. Mandala, 16. İlahi, 5. beyit
“Yine, ey Agni, sende sunulmuş olarak adaklarımızla giden onu Atalar'a gönder. Yeni hayat giyerek soyunu çoğaltsın: bir bedene yeniden kavuşsun, Jâtavedas.”
Hangi konuda kaynak
“bir bedene yeniden kavuşsun”: ölümden sonra ölü adam yeniden bir beden alır. Bu, Rig Veda'nın kendi cenaze ilahisinde bildirilen yeniden doğuştur.
Cevap
Aynı ayet nereye gittiğini söyler: “Yine, ey Agni, sende sunulmuş olarak adaklarımızla giden onu Atalar'a gönder”. “Atalar'a” anlamına gelen Sanskritçe kelime “Atalar'dan” anlamına da gelebilir. Ama aynı ilahi Agni'den “onu Atalar'a teslim et” istediğinde aynı kelimeyi kullanır ve orada yalnızca “-e” anlamı uyar. Yeniden kavuştuğu beden Atalar arasında giyilir. Yama'ya ilahi de aynısını söyler: Atalar ile “en yüce gökte” buluş, “yurdunu yeniden ara” (punar astam ehi) ve orada “başka bir beden giy”. Ve ilahiler gökteki Atalar'a, yakılmış olsun ya da olmasın, “kendi bedenlerini” bağışlanmasını ister. Griffith'in notu ayetin soy hakkındaki sözlerini ‘Atalar'dan biri olduğunda’ diye açıklar. Ayetin son sözleri için başka bir çeviriye de izin verir: ‘hayat bedenine yeniden kavuşsun’. Macdonell Vedik ölüm sonrası hayatın bedensel olduğunu göstermek için tam da bu ayeti anar: beden öbür dünyanın hayatına katılır. Yama'ya ilahideki “yurt”u (astam) en yüce gökte Atalar'a ve Yama'ya eve dönüş olarak okur. Gökte Atalar arasında bir beden yeryüzünde bir anneden doğum değildir.
Vardığı yer — Diğer cenaze ilahilerinin de söylediği gibi, bedene gökte Atalar arasında yeniden kavuşulur. Bu yeryüzünde bir doğum değildir.
Rig Veda 1.164.32 — 1. Mandala, 164. İlahi, 32. beyit (H. H. Wilson'ın çevirisi)
“(Bu durumu) yapan onu kavramaz: onu görmüş olandan da o gerçekten gizlenmiştir: o, henüz annesinin rahmine sarılıyken birçok doğuma tabidir ve kötülüğe girmiştir.”
Hangi konuda kaynak
Rig Veda'nın kendisi “birçok doğuma tabidir” olan ruhtan söz eder. Henüz annesinin rahmindeyken birçok kez doğar ve sefalete düşer. Şerhçi Sayana ayeti böyle okudu ve Wilson böyle tercüme etti. Veda yeniden doğuşu biliyordu.
Cevap
Bu çeviri tek bir kelimenin, bahuprajah'ın tek bir okumasına dayanır. Griffith onu “çok hayatın kaynağı” diye çevirir. Notu ayeti yağmurun sebebi olan şimşek hakkında bir bilmece olarak alır, ‘sayısız çocuğu olan bereketlendirici yağmur damlalarıyla’. On dokuzuncu yüzyılda Rig Veda'yı tercüme eden Wilson, öznesini insan yapanın Sayana'nın felsefi yorumu olduğunu kendisi belirtti. Sayana'nın da andığı etimologların okuması, der, ‘muhtemelen aslın niyetiyle daha uyumludur’. Sayana'dan çok önce Yaska'nın Nirukta'sı iki okuma verdi. Nirukta kelimelerin anlamı üzerine erken bir Hint kitabıdır. Mütercimi ona ‘etimoloji, filoloji ve anlambilim üzerine en eski Hint incelemesi’ der. Çilekeşler (dünya hayatını bırakmış adamlar) “Çok çocuğu olan insanlar felakete düşer” diye okudu. Etimologlar (kelime kökenleri âlimleri) “Yağmur olayına işaret eder” diye okudu. Sarup'un notları çilekeşlerin okulundan bir okuma daha bildirir: babanın kendisi ‘ruh göçüne dahildir’. Sarup bu okumaya ‘bekâr bir hayat sürmeye dair bir öğüt’ der. Bu tek bir okulun açıklamasıdır. Wilson'ın asla daha yakın bulduğu etimologların okumasında yeniden doğuş yoktur. Rig Veda'da “ruh göçünün hiçbir izinin” olmadığını bulan R. E. Hume, sonraki şerhçinin onu burada “keşfettiğini düşündüğünü” söyler. Anlamı Yaska'nın zamanında zaten tartışmalı olan bir bilmece, cenaze ilahilerinin açıkça söylediğinden ağır basamaz.
Vardığı yer — Yeniden doğuş okuması bir bilmece ayetinin tartışmalı tek bir okumasıdır. En eski yorumcular onu yağmur hakkında da okudu ve cenaze ilahileri açıkça konuşur.
Rig Veda 10.59.4-7 — 10. Mandala, 59. İlahi, 4-7. beyitler
“Bizi ölüme av olarak bırakma, ey Soma: Doğan Güneş'e hâlâ bakalım. Geçen günlerle yaşlılığımız tatlı olsun. Nirṛiti uzak yerlere gitsin. Ey Asunîti, ruhu içimizde tut ve yaşayacağımız günleri daha da uzat. Güneş ışığına hâlâ bakabilmemizi bağışla: sana getirdiğimiz yağla bedenini güçlendir. Bize görmemizi geri ver, ey Asunîti, bize nefesimizi ve zevkimizi yeniden ver. Doğan Güneş'e uzun süre bakalım: ey Anumati, bize lütfet ve bizi kutsa. Yer bize hayati ruhumuzu geri versin, Gök Tanrıça ve ara hava onu geri versin. Soma bize bedenimizi bir kez daha versin ve Pûşan barış ve huzur Yolu'nu göstersin.”
Hangi konuda kaynak
Rig Veda dua eder: “Bize görmemizi geri ver, ey Asunîti”, bize nefesimizi yeniden ver. Soma'nın “bize bedenimizi bir kez daha versin” diye ister. Swami Dayananda yeniden doğuş bölümünü bu ayetlerle açtı. Bilmece ilahisi de “ölümlünün kardeşi olarak doğmuş Ölümsüz”den, “geri ve ileri” gidenden söz eder.
Cevap
İlahinin tamamını okuyun: yaşayan bir adamın hayatının sürmesi için dua eder. “Bizi ölüme av olarak bırakma” der ve “yaşayacağımız günleri daha da uzat” diye ister. “Geçen günlerle yaşlılığımız tatlı olsun” ve “Doğan Güneş'e uzun süre bakalım” diye dua eder. Griffith'in notu, Wilson aracılığıyla Sayana'dan aktararak, ilk satırını ‘Subandhu'nun hayatının uzatılması’ için bir dua olarak okur. Öyleyse görme ve nefesin “yeniden” verilmesi yeni bir hayat değil, bu hayatın sürmesi demektir. Ondan önceki ilahi ölmek üzere olan bir adamın ruhunu, “burada yaşayıp kalasın diye” geri çağırır. Onun ruhu, der, “sulara ve bitkilere” gitmişti ve Griffith'in notu cenaze ilahisiyle karşılaştırır. Öyleyse Rig Veda'da bir ruh sulara ve bitkilere gidip aynı adama, canlı olarak geri gelebilir. İki ilahi de bir rahimden ya da yeni bir doğumdan söz etmez. “geri ve ileri” giden Ölümsüz hakkında Griffith beytin ‘günlük yolculuğundaki Güneş'e işaret ettiğini’ belirtir. Bir adamın hayatı için bir dua ve güneş hakkında bir bilmece yeniden doğuşu öğretmez.
Vardığı yer — Bu ayetler bir adamın hayatının sürmesi için dua eder ya da güneşin yolundan söz eder. Hiçbiri yeniden doğmaktan söz etmez.
Rig Veda 10.14.7-8 — 10. Mandala, 14. İlahi, 7-8. beyitler
“İlerle, ilerle, eski atalarımızın bizden önce gittiği kadim yollarda. Orada kutsal yiyeceklerinin tadını çıkaran iki Kral'ı, Tanrı Varuṇa'yı ve Yama'yı göreceksin. Yama ile buluş, Atalar ile buluş, en yüce gökte özgür ya da buyrulmuş amellerin sevabıyla buluş. Günahı ve kötülüğü bırak, yurdunu yeniden ara ve şanla parlayarak başka bir beden giy.”
Hangi konuda kaynak
İlahi ölüleri Atalar'a gönderir, ama onların yeniden doğmayacağını asla söylemez. İlahiler eksiksiz bir öğreti beyanı değil, dualar ve övgülerdir ve sessizlik inkâr değildir. İlk aşamayı, Atalar ile kalışı anlatırlar ve geri dönüşü söylemeden bırakırlar. Sonraki kitaplar ilahilerin söylemeden bıraktığını açık hâle getirdi.
Cevap
Cenaze ilahileri ölüm hakkında sessiz değildir: Rig Veda'nın ölülere ne olduğunu söylediği yer onlardır. Ölüler ataların kadim yolundan Yama'ya ve Atalar'a gider. Amellerinin sevabıyla “en yüce gökte” buluşur ve orada bir beden giyerler. Yama'dan ölü adam için “kalıcı bir yer” yapması istenir. Bu sessizlik değil, bir öğretidir. İlahiler o dünyaya ‘ölümsüz, çürümez’ der ve orada ölümsüz kılınmak için dua eder. Upanişad'ın kalışı yalnızca “(İyi) amelleri tükenene kadar” sürer. Sonraki öğreti ilahilerdeki bir boşluğu doldurmaz; onların söylediğini değiştirir. Upanişad bunu kendi tarafından doğrular: ölülerin nasıl geri döndüğü bilgisi “şimdiye kadar hiçbir Brâhmana'da bulunmadı”. Veda âlimleri de hemfikirdir. Macdonell ilahilerde, hatta sonraki Vedalarda bile ruh göçüne dair ‘hiçbir işaret’ bulmaz. Hume Rig Veda'da “ruh göçünün hiçbir izinin” olmadığını bulur.
Vardığı yer — İlahiler ölüler hakkında açıkça konuşur ve onları doğuma geri değil, ölümsüz bir dünyaya gönderir. Görüş sessizliğe dayanmaz.
Chandogya Upanişad 5.10.3-6 — 5. bölüm, 10. kısım, 3-6. beyitler
““Ama bir köyde yaşayıp kurbanlar, kamu yararına işler ve sadakalardan oluşan (bir hayat) sürenler dumana giderler, dumandan geceye, geceden ayın karanlık yarısına, ayın karanlık yarısından güneşin güneye gittiği altı aya. Ama yıla ulaşmazlar. Aylardan ataların dünyasına giderler, ataların dünyasından esire, esirden aya. O Soma'dır, kral. Burada Devalar tarafından sevilirler (yenirler), evet, Devalar onları sever (yer). (İyi) amelleri tükenene kadar orada kaldıktan sonra geldikleri yoldan yine geri dönerler, esire, esirden havaya. Sonra kurban sunan hava olunca duman olur, duman olunca sis olur, sis olunca bulut olur, bulut olunca yağmur olarak yağar. Sonra pirinç ve tahıl, otlar ve ağaçlar, susam ve fasulye olarak doğar. Oradan kaçış en büyük zorluklarla kuşatılmıştır. Çünkü yiyeceği yiyen ve döl üreten kişiler kim olursa olsun, o bundan böyle onlara benzer.”
Hangi konuda kaynak
Upanişadlar şrutidir, ilahiler kadar tam olarak vahyedilmiştir ve Veda'nın kendi sonu ve tacıdır (Vedanta). Upanişadlar yeniden doğuşu öğretiyorsa Veda yeniden doğuşu öğretir. Kralın öğretisi gizliydi, layık olanlar için saklanmıştı; Veda'da eksik değildi.
Cevap
Upanişadlar onu gerçekten öğretir ve bu sayfa onları aktarır. Soru Veda'nın onu onlardan önce öğretip öğretmediğidir ve buna Upanişad'ın kendisi cevap verir. Bu bilgi “senden önce hiçbir Brâhmana'ya gitmedi” ve yalnızca Kşatriyalara aitti. Ve söz konusu bilgi ‘nasıl yeniden döndüklerini’ de içerir. Bir sır idiyse, görevi Veda'yı öğrenmek ve öğretmek olan Brahminlerden saklanmıştı. Eğitilmiş Brahmin oğlan onun hiçbirini bilmiyordu, babası da bilmiyordu. Aynı Upanişad'ın anlatımına göre oğlan on iki yıl Vedaları okumuştu. Veda'nın kendi öğretmenlerinin hiç almadığı bir öğreti, onların aldığı Veda'da değildi. Ve Upanişad'ın öğretisi ilahilerinkini değiştirir. İlahilerin Atalar'a gönderdiği kurban sunanlar artık amelleri tükenince aydan geri gelir. İki katmana da şruti demek onlara aynı şeyi söyletmez. Kur'an baştan sona tek bir anlatım verir: tek hayat, bir engel, tek diriliş ve tek hesap.
Vardığı yer — Upanişadlar yeniden doğuşu öğretir, ama kendi sözlerine göre daha önce hiçbir Brahmin onu almamıştı. Ve bu ilahilerin ölüler hakkında söylediğini değiştirir.
Shatapatha Brahmana 10.4.3.10 — 10. kanda, 4. adhyaya, 3. brahmana, 10. kandika
“Ve bunu böyle bilenler ya da bu kutsal işi yapanlar, öldükten sonra yeniden hayata gelirler ve hayata gelerek ölümsüz hayata gelirler. Ama bunu bilmeyenler ya da bu kutsal işi yapmayanlar öldüklerinde yeniden hayata gelirler ve tekrar tekrar onun (Ölüm'ün) yiyeceği olurlar.”
Hangi konuda kaynak
Veda yalnızca ilahiler değildir. Birçok Hindu Brahmanaları da Veda sayar ve Shatapatha Brahmana yeniden doğuşu zaten öğretir. Bilgiden yoksun olanlar, der, “öldüklerinde yeniden hayata gelirler”. “tekrar tekrar” Ölüm'ün yiyeceği olurlar.
Cevap
Shatapatha'nın bu pasajı ölümden sonra yeniden hayata gelmekten gerçekten söz eder. Ama nerede olduğunu söylemez. Bilenler “ölümsüz hayata gelirler”; bilmeyenler tekrar tekrar ölür. Macdonell buna teorinin en erken biçimi der. Ama fikrin “öbür dünyada tekrarlanan doğumların ve ölümlerin ötesine geçmez” olduğunu ekler. Upanişadlarda, diye yazar, “yeniden doğuşun bu dünyada gerçekleştiği varsayılarak” dönüştürüldü. Hume da fikrin ilk kez kesin olarak ilahilerde değil, bu Brahmana'da ortaya çıktığında hemfikirdir. Bu pasaj yağmur ve bitkiler yoluyla hiçbir dönüşü, hiçbir rahmi ve insanlar arasında hiçbir doğumu anmaz. O dönüş, aynı Brahmana'nın son bölümlerini oluşturan Brihadaranyaka Upanişad'da öğretilir. Ve orada kral bu bilginin “şimdiye kadar hiçbir Brâhmana'da bulunmadı” olduğunu söyler. Öyleyse bu pasaj Veda'nın yeryüzünde yeniden doğuşu öğrettiğini göstermez. İlahilerden sonraki bir kitapta fikrin hâlâ şekillenmekte olduğunu gösterir.
Vardığı yer — Bu Brahmana pasajı yeryüzünde yeniden doğumdan değil, öbür dünyada yeniden ölmekten söz eder. Yeryüzüne dönüş Brahmana'nın sonundaki Upanişad'da gelir ve o, daha önce hiçbir Brahmin'in ona sahip olmadığını söyler.
Brihadaranyaka Upanişad 3.2.13 — 3. bölüm, 2. kısım, 13. beyit
““Yâgñavalkya,” dedi, “bu ölü kişinin sözü ateşe, nefesi havaya, gözü güneşe, zihni aya, işitmesi uzaya, bedeni yere, benliği esire, beden kılları çalılara, saçları ağaçlara girdiğinde, kanı ve tohumu suya bırakıldığında, o kişi o zaman nerededir?” Yâgñavalkya şöyle dedi: “Elimi tut, dostum. Bunu yalnızca ikimiz bileceğiz; bu sorumuz halkın önünde (tartışılmasın).” Sonra ikisi dışarı çıktılar ve tartıştılar; söyledikleri karman'dı (iş), övdükleri karman'dı; yani insan iyi işle iyi, kötü işle kötü olur.”
Hangi konuda kaynak
Kşatriya hikâyesi Upanişad'ın tamamı değildir. Brihadaranyaka'da Brahmin Yajnavalkya insanın iyi işle iyi, kötü işle kötü olduğunu öğretir. Öyleyse Brahminler karmayı biliyordu ve kral kendi sınıfını övüyordu.
Cevap
Yajnavalkya'nın nasıl cevap verdiğine bakın. Ona, gözü güneşe ve bedeni toprağa gittiğinde kişinin nerede olduğu sorulur. Şöyle cevap verir: “Elimi tut, dostum. Bunu yalnızca ikimiz bileceğiz; bu sorumuz halkın önünde (tartışılmasın).” İkisi karmadan yalnızca baş başa konuşur. Öyleyse bu Upanişad'da bile karma, ilahilerin bilinen öğretisi değil, halktan saklanan bir öğretidir. Macdonell ‘karma öğretisinin başlangıçlarını’ ilahilerde değil, burada, Brihadaranyaka'da bulur. Upanişad hiçbir Brahmin'in amellerden hiç söz etmediğini de söylemez. Ölülerin nereye gittiği ve nasıl geri döndüğü bilgisinin daha önce hiçbir Brahmin'e gitmediğini söyler. Bu yalnızca kralın övünmesi de değildir. Upanişad hikâyeyi doğru olarak anlatır ve Brahmin baba ile oğlunu cevapların hiçbirini bilmezken gösterir.
Vardığı yer — Yajnavalkya karmadan yalnızca baş başa ve ilahilerde değil, bir Upanişad'da söz eder. Bu ilahilerin yeniden doğuşu öğrettiğini göstermez.
Bhagavad Gita 2:22 — 2. bölüm, 22. beyit
“Bir insan eski elbiselerini atıp başka ve yeni elbiseler giydiği gibi, bedenlenmiş (benlik) de eski bedenleri atıp başka ve yeni bedenlere geçer.”
Hangi konuda kaynak
Gita yeniden doğuşu açıkça öğretir: bir insanın elbiselerini değiştirmesi gibi benlik eski bedenleri atıp yenilerini alır. Yeniden doğuş Hindu kutsal metninin öğretisidir.
Cevap
Gita yeniden doğuşu gerçekten öğretir ve bu sayfa bunu inkâr etmez. Ama bir smriti metni olan Gita, ilahilerin onu öğrettiğini göstermez. Bunun yerine değişikliği gösterir. “Bilginin üç (dalını)” bilenler ve Soma'yı içenler hakkında “tanrıların efendisinin kutsal dünyasına” ulaştıklarını söyler. “sevapları tükenince ölümlüler dünyasına girerler”. Üç Veda'yı izleyenler “gidip gelmeyi” elde eder. Rig Veda ‘ölümsüz, çürümez’ bir dünyaya konmak ve Yama'nın diyarında ölümsüz kılınmak için dua etti. Gita kurban sunanların cennetini bir geri dönüşle sona eren bir kalışa çevirir. Bu Veda'nın yeniden doğuşu öğretmesi değil; sonraki bir kitabın Veda'nın umudunu değiştirmesidir.
Vardığı yer — Gita yeniden doğuşu öğretir, ama Vedik cenneti sona eren bir kalışa çevirir.
Bhagavad Gita 9:20-22 — 9. bölüm, 20-22. beyitler
“Bilginin üç (dalını) bilenler, Soma suyunu içenler, günahları yıkananlar kurbanlar sunar ve cennete geçiş için bana dua ederler; tanrıların efendisinin kutsal dünyasına ulaşınca göksel âlemlerde tanrıların göksel zevklerinin tadını çıkarırlar. O büyük göksel dünyanın tadını çıkardıktan sonra, sevapları tükenince ölümlüler dünyasına girerler. Böylece arzu nesnelerini isteyen ve üç (Veda'nın) hükümlerine başvuranlar (meyve olarak) gidip gelmeyi elde ederler. Bana tapan, beni ve başka hiç kimseyi düşünmeyen ve sürekli bağlı olan insanlara yeni hediyeler veririm ve onların kazandığını korurum.”
Hangi konuda kaynak
İlahiler Veda'nın ritüel kısmına (karma-kanda) aittir. Cennetleri kurbanın ödülüdür ve bilgeler onun son hedef olmadığını her zaman bildi. Gita bunu söyler: üç Veda'yı izleyenler sevapları tükenince geri gelir. Upanişadlar daha yüksek bilgiyi ona hazır olanlara verir. İki tür arayıcı için iki öğreti çelişki değildir.
Cevap
İlahiler cennetlerine daha aşağı bir basamak demez. “o ölümsüz, çürümez dünyaya koy” ve “o diyarda ölümsüz kıl” diye dua ederler. Ölü adamı sevabıyla “en yüce gökte” buluşmaya gönderirler ve Yama'dan onun için “kalıcı bir yer” yapmasını isterler. İçlerinde hiçbir şey kalışın sona ereceğini söylemez. O cenneti daha aşağı bir hedef olarak sıralamak Upanişadlardan ve Gita'dan gelir. Bunlar öğretisi tartışılan kitapların ta kendileridir. Öyleyse cevap ilahileri sonraki kitaplar aracılığıyla okur; ilahilerde yeniden doğuş bulmaz. İlahilerin ölümsüz dediği bir dünya aynı zamanda sona eren bir kalış olamaz. Sonraki kitaplar ilahilerin vaadine bir basamak eklemez; onu değiştirir. Kur'an ölüler hakkında baştan sona tek bir anlatım verir: tek hayat, bir engel, sonra tek diriliş (23:99-100).
Vardığı yer — İlahiler ölümsüz bir dünya vaat eder. Ona daha aşağı hedef demek öğretilerini tamamlamaz, değiştirir.
Kur'an 2:28 — Bakara Suresi, 28. ayet
“Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Hâlbuki ölü idiniz de sizleri diriltti, sonra öldürecek, sonra tekrar diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.”
Hangi konuda kaynak
İslam'da da bir geri dönüş vardır. Kur'an Allah'ın size hayat verdiğini, sizi öldüreceğini ve “sonra tekrar diriltecek” olduğunu söyler. Ahirette insanlar “iki defa da dirilttin” der. İslam'da da ölümden sonra bir kalış, berzah vardır, tıpkı Upanişad'ın ataların dünyası gibi. Ve Kur'an'ın kendisi bu dünyada hayata döndürülen ölülerden söz eder. Ölümden sonra hayata dönmek bir tür yeniden doğuştur.
Cevap
Kur'an hayatları sayar ve sayı sona erer. Hayatsızdınız ve O size hayat verdi; sizi öldürecek ve yeniden diriltecek. Bu toplam iki hayattır: bu hayat ve diriliş. İnkârcılar 40:11'de aynı sayıyı verir. İbn Kesir İbn Mesud'un bu ayetin 2:28 gibi olduğu açıklamasını aktarır. Buna şüphesiz doğru görüş der ve üç hayat sayacak okumaları reddeder. Geri dönmek isteyen ölmekte olan adama “Asla” denir. Helak edilen nesiller hakkında Kur'an onların “artık kendilerine dönmeyeceklerini” söyler. 40:11'de “bir çıkış yolu var mı?” yakarışı, İbn Kesir'in açıkladığı gibi, dünyaya döndürülmek için bir yakarıştır. Reddedilir. Berzah geri dönüşe karşı bir engeldir, geri giden bir yol değil. Ölülerin önünde “diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır”. Asla bir rahimde değil, diriliş ve hesapta sona erer. Kur'an bu dünyada bir mucizeyle diriltilen birkaç kişiden gerçekten söz eder. Allah (﷾) bir adamı yüz yıl ölü bıraktı, “sonra tekrar diriltti”. Ölümden kaçan bir topluluğa Allah (﷾) “Ölün!” dedi, sonra “onları tekrar diriltti”. Musa'nın kavmine şöyle der: “ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik”. İsa ölüleri “Allah’ın izniyle” diriltti. Her biri Allah'ın (﷾) gücünün bir işareti olarak kendi bedeninde, aynı hayata geri geldi. Hiçbiri geçmiş bir hayatın karşılığını almak için başka bir kişi olarak yeniden doğmadı. Yeniden doğuş, geçmiş amelleri biçmek için bu dünyaya tekrar tekrar, bedenden bedene bir dönüştür. Diriliş hesap için bir kez yapılan tek bir diriltmedir.
Vardığı yer — Kur'an bir doğumlar döngüsünü değil, hesaba tek bir dirilişi öğretir. Hiç kimse geçmiş bir hayatın karşılığını almak için bu dünyaya yeniden doğmaz.
Bakış açıları
Yeniden doğuş Veda'nın öğretisidir (Vedanta)
Upanişadlar şrutidir, vahyedilmiş kutsal metindir ve Veda'nın sonudur. Ruhun ölümde nereye gittiğini ve bilgi onu özgürleştirene (mokşa) kadar amellerine göre bir bedene nasıl döndüğünü öğretirler. Gita da aynısını öğretir. Vivekananda'nın Dünya Dinler Parlamentosu'na söylediği gibi, Vedalar insanın bir geçmişi olan bir ruh olduğunu bildirir. Ölüm yalnızca bir bedenden diğerine bir değişikliktir.
Vedanta geleneği ve Swami Vivekananda gibi modern öğretmenler
Chandogya Upanişad kurban ve sadakayla yaşayanların aya gittiğini öğretir. İyi amelleri tükenince doğmak için geri dönerler.
Reddiye
Hinduların şruti saydığı Chandogya'nın bir geri dönüş öğrettiğini kabul edelim. Aynı Upanişad bu bilginin “senden önce hiçbir Brâhmana'ya gitmedi” olduğunu söyler. Ve ilahilerin ölümsüz cennetini sona eren bir kalışa çevirir. Tek bir kutsal metnin iki katmanı ayrıldığında Kur'an meseleyi çözer: ölüler geri gönderilmez (23:99-100).
Gita bedendeki benliğin eski bedenleri atıp yenilerine geçtiğini söyler. Bu bir insanın yeni elbiseler giymesi gibidir.
Reddiye
Gita'nın bunu öğrettiğini kabul edelim. Ama ilahilerin ‘ölümsüz, çürümez dünya’sını “sevapları tükenince” sona eren bir kalışa çevirir. Bu ilahilerin umudunu değiştirir; onların yeniden doğuşu öğrettiğini göstermez. Yeniden doğuşun doğru olup olmadığına Kur'an cevap verir: ölüler geri gönderilmez (23:99-100).
Vivekananda 1893 Dinler Parlamentosu'nda konuştu. Vedaların insanın bir geçmişi olan bir ruh olduğunu ve ölümün bir beden değişikliği olduğunu öğrettiğini söyledi.
Reddiye
Vivekananda Veda'yı Vedanta'nın okuduğu şekliyle, Upanişadlarla birlikte kastediyordu. İlahilerin kendisi ölüleri “en yüce gökte” Atalar'a gönderir, asla bir rahme değil. Ve Upanişad geri dönüş öğretisinin daha önce hiçbir Brahmin'e gitmediğini söyler.
Shatapatha Brahmana bilgiden yoksun olanların “öldüklerinde yeniden hayata gelirler” der. Tekrar tekrar Ölüm'ün yiyeceği olurlar.
Reddiye
Shatapatha'nın yeniden hayata gelmekten söz ettiğini kabul edelim. Macdonell bu fikrin “öbür dünyada tekrarlanan doğumların ve ölümlerin ötesine geçmez” olduğunu söyler. Yeryüzünde doğum, der, önce Upanişadlarda gelir.
Rig Veda'da yeniden doğuşun tohumu
Upanişadlar ilahilerin zaten içerdiğini açar. Cenaze ilahisi ölü adamı, sonraki geri dönüş yolunun geçtiği sulara ve bitkilere gönderir. Ayrıca onun bir bedene yeniden kavuşması için dua eder. Bilmece ilahisinin bir ayeti, Sayana'nın okumasında, henüz annesinin rahmindeyken birçok doğuma tabi olan birinden söz eder. Swami Dayananda onuncu kitabın bir duasında önceki doğumları ve yeniden doğuşları buldu.
İlahilerin Hindu okuyucuları: Swami Dayananda; 1.164.32 hakkında Orta Çağ şerhçisi Sayana
Cenaze ilahisi ölü adamı “sevabın neyse ona göre yere ya da göğe git” diye gönderir. Onu ayrıca sulara ve bitkilerde bir yurda gönderir.
Reddiye
Beytin suları ve bitkileri andığını kabul edelim. Önce gözü güneşe, nefesi rüzgâra döndürür. Muir “sevabın neyse ona göre” sözünü “(Çeşitli parçalarının) doğasına göre” diye okur. Her iki şekilde de bir rahmi değil, yeri ve göğü adlandırır. Sonraki beyit Agni'den “bu adamı dindarların bölgesine taşı” ister. En fazla, der Macdonell, bir pasaj “bu teorinin tohumlarını içerebilir”.
Aynı ilahi yeni hayat giyen ölü adamın bir bedene yeniden kavuşması için dua eder.
Reddiye
Bir bedene yeniden kavuştuğunu kabul edelim. Ayet “Yine, ey Agni, sende sunulmuş olarak adaklarımızla giden onu Atalar'a gönder” diye başlar. Aynı ilahi aynı şekilde “onu Atalar'a teslim et” der. Öyleyse beden yeryüzünde bir anneden alınmaz, Atalar arasında giyilir.
Wilson Sayana'nın Rig Veda 1.164.32 okumasını tercüme etti. Bu okumada ayet annesinin rahmine sarılı olup birçok doğumdan geçen birinden söz eder.
Reddiye
Sayana'nın onu böyle okuduğunu kabul edelim. Bu bir bilmecedir ve kelime anlamları üzerine erken bir Hint kitabı olan Nirukta başka bir okuma kaydeder: “Yağmur olayına işaret eder”. Açık cenaze ilahileri meseleye karar verir.
Swami Dayananda yeniden doğuş bölümüne Rig Veda 10.59.6-7 ile başladı. Bu ayetlerin önceki doğumları ve yeniden doğuşları anlattığını söyledi.
Reddiye
Dayananda'nın onu böyle okuduğunu kabul edelim. İlahinin kendisi “Doğan Güneş'e hâlâ bakalım” der ve “yaşayacağımız günleri daha da uzat” diye ister. Başka bir hayat için değil, bu hayatın sürmesi için dua eder.
Akademik dünyanın görüşü
Durum: Consensus
Veda âlimleri Rig Veda'nın yeniden doğuşu öğretmediğinde hemfikirdir. Cenaze ilahilerine göre ateş ya da mezar yalnızca bedeni yok eder, ölüler ise Yama ve Atalar ile yaşamaya devam eder. Macdonell sonraki Vedalarda bile ruh göçüne dair hiçbir işaret bulmadı. Yalnızca ruhun sulara ya da bitkilere gittiği bir pasajın onun tohumlarını içerebileceğini kabul etti. Hume Rig Veda'da ruh göçünün hiçbir izini bulmadı. İkisi de onun ilk kesin biçimini ritüelin düzyazı kitabı Shatapatha Brahmana'ya yerleştirir. Hume, Amerikalı Sanskrit âlimi Hopkins'ten sonra, dördüncü Veda olan Atharva Veda'da onun ön bir işaretini de belirtir. Macdonell Brahmana'nın biçiminin öbür dünyada tekrarlanan doğumların ve ölümlerin ötesine geçmediğini söyler. Upanişadlar, der, onu bu dünyada yeniden doğuş yaptı. Chandogya'nın öbür dünyadaki kalışına gelecek hayat hakkındaki eski Vedik inancın bir kalıntısı der.
İslami bakış açısı
Her insan bu dünyada tek bir hayat yaşar, ölür ve dirilişe kadar bir engelin ardında bekler. Sonra hepsi bir kez diriltilir ve kendi amellerini görür. Hiç kimse bu dünyaya başka bir bedende yeniden doğmaz. Ölüleri amelleriyle buluşmaya gönderen Rig Veda cenaze ilahileri buna, sonraki yeniden doğuş öğretisinden daha yakındır. Ve Upanişad'ın kendisi geri dönüş öğretisinin daha önce hiçbir Brahmin'e gitmediğini söyler.
Kur'an ölmekte olan adamın geri gönderilme yakarışını reddeder. Ölülerin önüne diriltilecekleri Gün'e kadar bir engel koyar.
Kur'an insanlık için iki hayat sayar: bu hayat ve diriliş. İbn Kesir 40:11'i 2:28'in ışığında okumanın doğru görüş olduğunu söyler.
Allah'ın (﷾) bu dünyada ölümden dirilttiği birkaç kişi işaret olarak kendi bedenlerinde geri geldi. Hiçbiri başka biri olarak yeniden doğmadı.
Her can amellerini zerre ağırlığına kadar görecek. Ve hepsi yargılanmak için Allah'ın (﷾) huzuruna çıkarılacak.
Rig Veda'nın cenaze ilahileri ölüleri en yüce gökte Yama'ya ve Atalar'a gönderir. Onları asla doğmak için geri göndermez.
Chandogya Upanişad ölülerin nasıl geri döndüğünü daha önce hiçbir Brahmin'in bilmediğini söyler. Brihadaranyaka Upanişad da hemfikirdir.