Kısa cevap
Evet. Sonucu imparatorlar belirledi. 325'te İmparator Konstantin İznik Konsili'ni topladı ve ona başkanlık etti. Henüz vaftiz edilmemişti ve hâlâ Roma'nın putperest dininin başrahibi unvanını taşıyordu. Piskoposlar (kilise önderleri) Oğul'un Baba ile “aynı özden” olduğunu ilan etti. Bu kelimeyi onlara bizzat Konstantin benimsetti. Oğul'un yaratıldığını öğreten Arius sürgüne gönderildi. Sonraki on yıllar boyunca konsiller ve imparatorlar bir o yana bir bu yana savruldu. 357'de bir konsil Baba'nın Oğul'dan büyük olduğunu bile ilan etti. Ancak 380 ve 381'de İmparator Theodosius İznik inancını kanun yaptı. İznik Kitab-ı Mukaddes'in kitaplarını seçmedi. Bir inanç bildirgesi (kısa bir inanç açıklaması) belirledi ve imparatorlar onu dayattı. İslam'ın cevabı açıktır: İsa Baba'yı tek gerçek Tanrı olarak andı ve Kur'an insanları o tek Allah'a (﷾) geri çağırır.
Ayrıntılı açıklama
Konsildeki imparator
Konstantin konsili topladı ve ona başkanlık etti. Britannica (1971) tartışmaları onun yönettiğini belirtir. Can alıcı ifadeyi, “Baba ile aynı özden” sözünü bizzat onun önerdiğini söyler. Orada bulunan bir piskopos olan Kayseri piskoposu Eusebius bunu kilisesine yazdı. İmparatorun piskoposları homoousios kelimesini kabul etmeye teşvik ettiğini ve kelimeyi kendisinin açıkladığını söyledi. Başta beş piskopos kelimeye itiraz etti, ama sonunda ikisi dışında hepsi imzaladı. Britannica birçoğunun hiç istemeyerek imzaladığını söyler. İmparatorun bir fermanı Arius'u sürgüne gönderdi. Konstantin 337'de ölüm döşeğine düşene kadar vaftiz edilmedi.
İznik Konsili'nde Konstantin'in kendisinin başkanlık ettiğini, tartışmaları aktif olarak yönettiğini ve inanç bildirgesinin can alıcı formülü olan “Baba ile aynı özden” ifadesini, şüphesiz Ossius'un (Hosius, Kurtuba piskoposu) teşvikiyle, bizzat önerdiğini belirtir. İmparatordan çekinen piskoposların ikisi dışında hepsinin, birçoğu hiç istemeyerek, inanç bildirgesini imzaladığını ekler.
Kayseri piskoposu Eusebius, İznik Konsili'nden sonra kilisesine, İmparator Konstantin'in bütün piskoposları tek bir kelime, homoousios (aynı özden), eklenmiş olarak inanç bildirgesini kabul etmeye teşvik ettiğini ve kelimeyi kendisinin açıkladığını yazdı. Sokrates, başta beş piskoposun bu kelimeye itiraz ettiğini ve imparatorun bir fermanının Arius'u sürgüne gönderdiğini ekler.
Bildirge şöyle başlar: “Görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz”. Konsil, Oğul'u Baba'dan doğmuş, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı ve Baba ile “aynı özden” (homoousios) olarak ikrar etti; onun var olmadığı bir zaman olduğunu söyleyenleri de lanetledi.
Eusebius, Konstantin'in ancak 337'de İzmit yakınlarında hastalanıp öleceğini anladığında vaftiz istediğini ve o zaman, hayatının sonunda vaftiz edildiğini kaydeder.
İmparator kimdi
Başkanlık eden adam Roma'nın hükümdarı olduğu kadar eski dininin de başıydı. Augustus'tan beri her imparator gibi Konstantin de devletin putperest kültlerinin başrahibi anlamına gelen pontifex maximus unvanını taşıyordu. Ölene kadar onu korudu. 379'da Gratianus'a kadar hiçbir imparator onu bırakmadı. 312'deki din değiştirmesinden önce Konstantin bir Roma güneş tanrısı olan Yenilmez Güneş'i onurlandırmıştı. Sonraki yıllarda sikkeleri güneş tanrısını hâlâ onun “yol arkadaşı” olarak gösteriyordu. Ancak ölüm döşeğinde vaftiz edildi.
Augustus'tan itibaren her Roma imparatorunun, Konstantin ve onun Hristiyan ardılları da dahil, devletin geleneksel dininin başrahipleri olan pontifekslerin başı anlamına gelen pontifex maximus unvanını taşıdığını ve bunu bırakan ilk imparatorun 379'da Gratianus olduğunu gösterir.
Konstantin'in 313'ten 337'ye kadarki sikkelerinin standart kataloğu. 312'deki din değiştirmesinden sonra da Konstantin için basılmaya devam eden, “Yenilmez Güneş'e, yol arkadaşına” (SOLI INVICTO COMITI) adanmış sikkeleri kaydeder ve güneş tanrısının sikkelerinden kayboluşunu yaklaşık 318-320'ye tarihler.
Eusebius, Konstantin'in ancak 337'de İzmit yakınlarında hastalanıp öleceğini anladığında vaftiz istediğini ve o zaman, hayatının sonunda vaftiz edildiğini kaydeder.
“Aynı özden” neyi anlatabilir, neyi anlatamaz
Yunanca homoousios kelimesi “aynı özden” demektir: aynı maddeden yapılmış. İki bakır sikke aynı özdendir, ama bu onları tek bir sikke yapmaz. Öyleyse kelime tek başına yalnızca Oğul'un Baba'nın tabiatını paylaştığını söyler. Bir tabiatı paylaşan ikisinin nasıl tek bir Tanrı (﷾) olduğunu açıklamaz. Bildirgenin kendisi “her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz” diye başlar ve tek Tanrı (﷾) olarak Baba'yı anar. Eusebius, piskoposlar kelimeyi kabul etmeden önce imparatorun onu kendisinin açıkladığını bildirir. Anlamı, 381 konsili onu belirleyene kadar sonraki elli yıl boyunca tartışıldı.
Bildirge şöyle başlar: “Görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz”. Konsil, Oğul'u Baba'dan doğmuş, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı ve Baba ile “aynı özden” (homoousios) olarak ikrar etti; onun var olmadığı bir zaman olduğunu söyleyenleri de lanetledi.
Kayseri piskoposu Eusebius, İznik Konsili'nden sonra kilisesine, İmparator Konstantin'in bütün piskoposları tek bir kelime, homoousios (aynı özden), eklenmiş olarak inanç bildirgesini kabul etmeye teşvik ettiğini ve kelimeyi kendisinin açıkladığını yazdı. Sokrates, başta beş piskoposun bu kelimeye itiraz ettiğini ve imparatorun bir fermanının Arius'u sürgüne gönderdiğini ekler.
318'den 381'e kadar Ariusçu tartışmanın tarihi. Bunun yerleşik bir ortodoksinin sapkınlığa karşı savunulması olmadığını, kilisenin Tanrı öğretisinin içinde işlendiği ve son biçimine ancak 381'de ulaştığı bir arayış olduğunu savunur.
Arius ve İznik'in mahkûm ettiği şey
Arius, Mısır'da büyük bir şehir olan İskenderiye'nin bir rahibiydi. Baba Oğul'u doğurduysa, Oğul'un bir başlangıcı olduğunu düşündü. Öyleyse, dedi, Oğul'un var olmadığı bir zaman vardı. İznik tam olarak bu öğretiyi mahkûm etti.
Sokrates, İskenderiyeli bir presbiter olan Arius'un akıl yürütmesini kaydeder: Baba Oğul'u doğurduysa, Oğul'un bir başlangıcı vardır; öyleyse Oğul'un var olmadığı bir zaman vardı.
İskenderiyeli bir rahip olan Arius, Mesih'in yaratılmış, sınırlı bir doğası olduğunu öğretti. İznik Konsili, formülünü imzalamayı reddetmesi üzerine 325'te onu sapkın ilan etti ve sürgün edildi. Küçük Asya'daki piskoposların ve Konstantin'in kız kardeşi Konstantia'nın desteği, onun sürgünden dönmesini ve kiliseye yeniden kabul edilmesini sağladı. Barıştırılmasından kısa süre önce, 336'da İstanbul'da öldü.
Bildirge şöyle başlar: “Görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz”. Konsil, Oğul'u Baba'dan doğmuş, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı ve Baba ile “aynı özden” (homoousios) olarak ikrar etti; onun var olmadığı bir zaman olduğunu söyleyenleri de lanetledi.
Elli yıl boyunca bir o yana bir bu yana, 325'ten 381'e
Bildirge soruyu çözmedi. Tarihçi R. P. C. Hanson 318'den 381'e kadarki yılları, zaten yerleşmiş bir öğretinin savunulması olarak değil, bir öğreti arayışı olarak tanımlar. Kayıt şöyledir. 325'te, İznik'te Konstantin Arius'u Balkanlar'daki bir Roma eyaleti olan İllirya'ya sürer. 328'de Arius'u geri çağırır. 335'te, Sur Konsili'nden sonra Konstantin bildirgeyi savunan İskenderiye piskoposu Athanasius'a karşı döner. Onu Galya'daki Trier'e sürer. 336'da imparator Arius'un kiliseye yeniden kabul edilmesini emreder, ama Arius bu gerçekleşmeden hemen önce ölür. 337'de yeni imparator II. Konstantin Athanasius'u evine gönderir. 339'da Athanasius İskenderiye'den kaçar. 341'de Antakya'daki iki konsil İznik bildirgesinin yerine geçecek yeni bildirgeler yayımlar. 343'te Serdika'da doğulu piskoposlar Athanasius'un görevden alınmasını ister. 346'da görevine iade edilir. 351'de Sirmium şehrinde İmparator Constantius'un huzurunda toplanan bir konsil İznik kelimesi olmadan bir bildirge daha yayımlar. 353 ve 355'te Arles ve Milano'daki konsiller Athanasius'u mahkûm eder. Athanasius'un kaydına göre Milano'da Constantius piskoposlara, kendi istediğinin bir kanun, bir kilise yasası sayılması gerektiğini söyledi. 356'da Athanasius görevden alınır ve üçüncü sürgününe gönderilir. 357'de Sirmium “öz” kelimesini Yazılarda bulunmadığı için yasaklar. Baba'nın Oğul'dan büyük olduğundan kimsenin şüphe edemeyeceğini ilan eder. 359'da Silifke'de bir bildirge, nasıl olduğunu söylemeden, Oğul'u “Baba'ya benzer” diye niteler. 361'de Antakya'daki bir konsil, Arius'un yaptığı gibi, Oğul'un yoktan yaratıldığını ilan eder. Toplamda Athanasius dört imparator döneminde beş kez sürgün edildi.
Sokrates İznik'ten sonraki dalgalanmaları kaydeder. Konstantin, Arius'u sürgünden geri çağırdı (1.25-26) ve daha sonra Athanasius'u Galya'ya sürdü (1.35). 341'de Antakya'daki bir sinod, İznik inanç bildirgesinin dilini değiştiren yeni inanç bildirgeleri yayımladı (2.8-10). Serdika Konsili Athanasius meselesi için toplandı (2.20). İmparator Constantius'un huzurunda Sirmium'da inanç bildirgeleri yayımlandı (2.30) ve Milano'da bir sinod toplandı (2.36). 359'daki Silifke sinodunda Akakios, Oğul'u Baba'ya benzer diye niteleyen bir inanç bildirgesi yazdırdı (2.39-40). Kısa süre sonra Antakya'daki bir konsil, Arius'un yaptığı gibi, Oğul'un Baba'ya hiç benzemediğini ve yoktan yaratıldığını açıkça ilan etti (2.45).
Athanasius, piskoposlar İmparator Constantius'un kendilerinden istediği şeye hiçbir kilise kanununun izin vermediğini söyleyerek itiraz ettiklerinde, imparatorun kendi istediğinin kanun sayılması gerektiğini söylediğini ve onlara itaat etmelerini ya da sürgün edilmelerini söylediğini kaydeder.
İskenderiyeli bir rahip olan Arius, Mesih'in yaratılmış, sınırlı bir doğası olduğunu öğretti. İznik Konsili, formülünü imzalamayı reddetmesi üzerine 325'te onu sapkın ilan etti ve sürgün edildi. Küçük Asya'daki piskoposların ve Konstantin'in kız kardeşi Konstantia'nın desteği, onun sürgünden dönmesini ve kiliseye yeniden kabul edilmesini sağladı. Barıştırılmasından kısa süre önce, 336'da İstanbul'da öldü.
İznik inanç bildirgesinin önde gelen savunucusu Athanasius, 328'de İskenderiye piskoposu oldu. Sur Konsili onu mahkûm ettikten sonra İstanbul'da bizzat Konstantin'e başvurdu ve Konstantin onu Ren bölgesindeki Trier'e sürgün etti. II. Constantius döneminde iki kez, Julianus döneminde bir kez ve Valens döneminde bir kez daha kovuldu: dört imparator döneminde beş sürgün.
İznik'ten otuz iki yıl sonra, 357'de Sirmium'da toplanan ve İznik formülüne karşı olan bir piskoposlar konsili, ilahi Yazılarda bulunmadığı için “öz” (ousia) kelimesinin, dolayısıyla İznik'in “aynı özden” formülünün hiç kullanılmamasına karar verdi. Ayrıca İsa'nın “Beni gönderen benden büyüktür” sözünü aktararak Baba'nın Oğul'dan büyük olduğundan kimsenin şüphe edemeyeceğini bildirdi.
27 Şubat 380'de çıkarıldı. İmparatorlar, yönetimleri altındaki bütün halklara, elçi Petrus'un öğrettiği dini izlemelerini ve Baba'nın, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un eşit yücelikteki tek tanrılığına ve kutsal Teslis'e inanmalarını buyurdu. Reddedenler sapkın damgası yiyecek, önce ilahi cezaya, sonra da imparatorların kendi cezasına uğrayacaktı.
Konsil, Kutsal Ruh'u, Baba'dan çıkan, Baba ve Oğul ile birlikte tapılan ve yüceltilen, Rab ve yaşam veren olarak ikrar etti.
318'den 381'e kadar Ariusçu tartışmanın tarihi. Bunun yerleşik bir ortodoksinin sapkınlığa karşı savunulması olmadığını, kilisenin Tanrı öğretisinin içinde işlendiği ve son biçimine ancak 381'de ulaştığı bir arayış olduğunu savunur.
- 325
İznik
İman ikrarı Oğul'u Baba ile “aynı özden” diye tanımlar. Konstantin, Oğul'un bir başlangıcı olduğunu öğreten Arius'u sürgüne gönderir.
- 328–335
İmparator taraf değiştirir
Konstantin Arius'u sürgünden geri getirir. Sonra ikrarın büyük savunucusu Athanasius'u Galya'daki Trier'e sürer.
- 341–356
Rakip ikrarlar
Antakya ve Sirmium'daki konsiller “aynı özden” kelimesi olmadan ikrarlar yayımlar. Arles ve Milano'daki konsiller Athanasius'u mahkûm eder ve 356'da üçüncü sürgününe gönderilir.
- 357
Baba daha büyüktür
Sirmium'daki bir konsil ‘öz’ kelimesini yasaklar ve Baba'nın Oğul'dan büyük olduğunu ilan eder.
- 380–381
Başka bir imparator karar verir
İmparator Theodosius İznik inancını kanun yapar ve Konstantinopolis'te topladığı konsil ikrarı tamamlar.
Athanasius toplam beş kez, dört imparator döneminde sürgün edildi.
Nasıl sona erdi: başka bir imparator
Şubat 380'de İmparator Theodosius ve ortak imparatorları bir emir verdi. Yönetimleri altındaki her halk Baba'nın, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un tek tanrılığına inanacaktı. Diğer herkes sapkın olarak tehdit edildi. 381'de Theodosius'un topladığı İstanbul Konsili İznik inancını geri getirdi ve Kutsal Ruh hakkındaki maddeyi ekledi. Soru imparatorluk kanunuyla kapatıldı.
27 Şubat 380'de çıkarıldı. İmparatorlar, yönetimleri altındaki bütün halklara, elçi Petrus'un öğrettiği dini izlemelerini ve Baba'nın, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un eşit yücelikteki tek tanrılığına ve kutsal Teslis'e inanmalarını buyurdu. Reddedenler sapkın damgası yiyecek, önce ilahi cezaya, sonra da imparatorların kendi cezasına uğrayacaktı.
Konsil, Kutsal Ruh'u, Baba'dan çıkan, Baba ve Oğul ile birlikte tapılan ve yüceltilen, Rab ve yaşam veren olarak ikrar etti.
İznik'in karar vermediği şey
İznik Yeni Ahit'in kitaplarını seçmedi. Tam olarak yirmi yedi kitabı içeren günümüze ulaşmış en eski liste, Athanasius'un 367 tarihli bir mektubudur. Kuzey Afrika'daki konsiller listeyi dördüncü yüzyılın sonunda onayladı.
İskenderiye piskoposu Athanasius, kutsal yazı saydığı kitapları sıralar. Yeni Ahit listesi bugünkü Yeni Ahit'in yirmi yedi kitabıdır; tam olarak bu kitapları içeren ve başkasını içermeyen, günümüze ulaşmış en eski listedir.
Kiliselerin Yeni Ahit üzerinde nasıl anlaştığını izler. Üç yüzyıl boyunca İbraniler, Yakup ve Vahiy gibi kitaplar tartışmalıydı ve bazıları Hermas'ın Çobanı'nı kutsal yazı olarak okuyordu. Athanasius'un 367 tarihli mektubu, tam olarak yirmi yedi kitabı içeren günümüze ulaşmış ilk listedir; Hippo (393) ve Kartaca (397) konsilleri bunu onayladı; Süryani kiliseleri uzun süre daha kısa bir set kullandı.
Hristiyanlar İznik hakkında ne der
Hristiyanlar İznik'in hiçbir şey icat etmediğini söyleyerek cevap verir. Piskoposların Kilise'nin zaten inandığı şeyi Arius'a karşı savunmak için toplandığını söylerler. Bildirge bu inancı kesin sözlere döktü. Söz'ü Tanrı diye anan Yuhanna İncili'nin girişine işaret ederler.
Bildirge şöyle başlar: “Görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz”. Konsil, Oğul'u Baba'dan doğmuş, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı ve Baba ile “aynı özden” (homoousios) olarak ikrar etti; onun var olmadığı bir zaman olduğunu söyleyenleri de lanetledi.
“Başlangıçta Söz vardı, Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.”
İsa ne öğretti ve Kur'an ne der
İsa Baba'yı “tek gerçek Tanrı” diye andı ve “Babam benden büyüktür” dedi. İnsanların buyruklarını öğreti diye öğretmeye karşı uyardı. Kur'an Hristiyanlara “Üçtür” demeyin ve dinlerinde taşkınlık etmeyin der. Allah'ı (﷾) dört kısa, açık ayette özetler.
“Sonsuz yaşam da şudur: Seni, tek gerçek Tanrı'yı ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımaları.”
“Size, Gidiyorum ve yine yanınıza geleceğim, dediğimi duydunuz. Beni sevseydiniz, Baba'ya gidiyorum dediğim için sevinirdiniz; çünkü Babam benden büyüktür.”
“Bana boşuna taparlar; öğrettikleri, insan buyruklarıdır.”
“Ey Ehli Kitap! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında doğru olandan başka bir şey söylemeyin. Meryem oğlu İsâ Mesih, sadece Allah’ın Rasûlü ve Meryem'e ulaştırdığı bir kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah’a ve peygamberlerine iman edin! “Üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçin. Allah sadece tek bir ilahtır, bir çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerdeki ve yerdekiler O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.”
“Şüphesiz, Allah, üçün üçüncüsüdür, diyenler kâfir olmuştur. Halbuki (ibadete layık) tek (hak) olan ilahtan başka bir (hak) ilah yoktur. Söylediklerinden vazgeçmezlerse elbette küfredenlere acıklı bir azap dokunacaktır.”
“De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir. Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. O'nun hiçbir dengi yoktur.”
İddia ve kayıt
İznik İnanç Bildirgesi, MS 325 — Oğul ile ilgili bölüm
Bildirge şöyle başlar: “Görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye gücü yeten Baba, tek Tanrı'ya inanıyoruz”. Konsil, Oğul'u Baba'dan doğmuş, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı ve Baba ile “aynı özden” (homoousios) olarak ikrar etti; onun var olmadığı bir zaman olduğunu söyleyenleri de lanetledi.
Hangi konuda kaynak
Hristiyanlar İznik'in yalnızca bütün Kilise'nin zaten inandığı şeyi sözlere döktüğünü söyler.
Cevap
Kayıt bu konuda anlaşmamış kiliseleri gösterir. 357'de Sirmium'daki bir konsil İznik kelimesinin kendisini yasakladı. Baba'nın Oğul'dan büyük olduğundan kimsenin şüphe edemeyeceğini ilan etti. 361'de Antakya'daki bir konsil Oğul'un yoktan yaratıldığını söyledi. Soru 380'de karşı çıkan herkesi tehdit eden bir imparatorluk emriyle kapatıldı.
Vardığı yer — Kayıt, bütün kiliselerin zaten benimsediği bir öğretiyi değil, üzerinde çatışılan ve sonra kanunla dayatılan bir öğretiyi gösterir.
Encyclopaedia Britannica (1971), “Constantine” (Konstantin)
İznik Konsili'nde Konstantin'in kendisinin başkanlık ettiğini, tartışmaları aktif olarak yönettiğini ve inanç bildirgesinin can alıcı formülü olan “Baba ile aynı özden” ifadesini, şüphesiz Ossius'un (Hosius, Kurtuba piskoposu) teşvikiyle, bizzat önerdiğini belirtir. İmparatordan çekinen piskoposların ikisi dışında hepsinin, birçoğu hiç istemeyerek, inanç bildirgesini imzaladığını ekler.
Hangi konuda kaynak
Bazıları Konstantin'in yalnızca düzeni sağladığını ve ilahiyatı piskoposlara bıraktığını söyler.
Cevap
Odada bulunan bir piskopos olan Eusebius, imparatorun can alıcı kelimeyi onlara benimsettiğini ve onu kendisinin açıkladığını yazdı. Britannica (1971) onu, danışmanı Piskopos Ossius'un teşvikiyle, bizzat önerdiğini belirtir. Her iki durumda da kelime konsile imparatorun ağırlığını arkasına alarak geldi.
Vardığı yer — İznik'in formülü piskoposlara imparator aracılığıyla geldi.
Bakış açıları
Ana akım Hristiyan
Hristiyanlar İznik'in ilk Hristiyanların inancını yeni bir hataya karşı savunduğuna inanır. İmparator düzeni sağladı, ama karar veren piskoposlardı ve bildirge Kutsal Yazı'nın öğrettiğini söyler.
Hristiyanlar Söz'ü Tanrı diye anan Yuhanna 1:1'i İznik bildirgesinin kutsal yazıdaki kökü olarak okur.
Reddiye
Yuhanna 1:1'in Söz'ü Tanrı diye andığını kabul edelim. Aynı İncil İsa'nın Baba'yı “tek gerçek Tanrı” diye andığını ve “Babam benden büyüktür” dediğini kaydeder. Kur'an İsa'yı Allah'tan (﷾) bir kelime diye anar, çünkü Allah (﷾) onu, Âdem'i yarattığı gibi, “Ol!” sözüyle yarattı (3:59). Onu bir elçi diye anar ve Hristiyanlara “Üçtür” demeyin der.
İslami bakış açısı
İsa, Baba diye andığı tek Allah'ı (﷾) öğretti ve Baba'nın kendisinden büyük olduğunu söyledi. Oğul'u Allah'a (﷾) eşit kılan bildirge onun sözlerine aykırıdır. Kayıt onu piskoposlara bir imparatorun getirdiğini gösterir. Elli yıl boyunca üzerinde çatışıldı ve sonunda onu başka bir imparatorun kanunu belirledi.
Konstantin İznik'te başkanlık etti ve piskoposları “aynı özden” kelimesini kabul etmeye teşvik edip onu kendisi açıkladı.
Britannica (1971), “Baba ile aynı özden” formülünü Konstantin'in bizzat önerdiğini belirtir.
Piskoposların ikisi dışında hepsi bildirgeyi imzaladı.
Britannica (1971), piskoposların imparatordan çekinerek, birçoğunun da hiç istemeyerek imzaladığı kanaatindedir.
Konstantin, Hristiyan piskoposların bir konsiline başkanlık ederken, Roma'nın putperest dininin başrahibi anlamına gelen pontifex maximus unvanını taşıyordu.
312'deki din değiştirmesinden sonra yıllarca Konstantin'in sikkeleri Yenilmez Güneş'i hâlâ onun yol arkadaşı olarak onurlandırdı.
“Aynı özden” iki şeyi bir yapmaz. İki bakır sikke aynı özden yapılmıştır ve yine iki sikkedir.
Kiliseler İznik inancında birleşmiş değildi. İznik'ten sonra on yıllar boyunca imparatorların desteklediği konsiller onun can alıcı kelimesi olmadan bildirgeler yayımladı.
Arius'u sürgüne gönderen konsil değil imparatordu. Ve Konstantin'in kendisi ancak ölüm döşeğinde, 337'de vaftiz edildi.
İznik'ten sonra Arius sürgünden geri getirildi ve aynı imparator Athanasius'u sürgüne gönderdi. Sonraki imparatorlar Athanasius'u tekrar tekrar sürdü.
357'de, İznik'ten otuz iki yıl sonra, Sirmium'daki bir konsil İznik kelimesini yasakladı. Baba'nın Oğul'dan büyük olduğunu ilan etti.
325 ile 381 arasında konsiller İznik'in lehine ve aleyhine savruldu. 341'de Antakya ve 351'de Sirmium İznik kelimesi olmadan bildirgeler yayımladı. Arles ve Milano Athanasius'u mahkûm etti. 361'de Antakya'daki bir konsil, Arius'un yaptığı gibi, Oğul'un yoktan yaratıldığını ilan etti.
Bazı piskoposlar onun istediğine hiçbir kilise kanununun izin vermediğini söyleyerek itiraz etti. İmparator Constantius kendi istediğinin bir kilise kanunu sayılması gerektiğini söyleyerek cevap verdi.
Mesele ancak Theodosius 380'de Teslis inancını imparatorluğun kanunu yaptığında çözüldü. Onun konsili 381'de bildirgeyi tamamladı.
Tarihçi R. P. C. Hanson 318'den 381'e kadarki dönemi yerleşmiş bir öğretinin savunulması olarak değil, bir öğreti arayışı olarak tanımlar.
Oğul'u Allah'a (﷾) eşit kılan bildirge İsa'nın öğrettiği şey değildir. O, Baba'yı tek gerçek Tanrı diye andı ve Baba'nın kendisinden büyük olduğunu söyledi.
Kur'an Hristiyanlara “Üçtür” demeyin der, çünkü Allah (﷾) birdir.