Kısa cevap
Evet. Birinci yüzyılda yaşamış bir Hristiyan misyoner olan Pavlus, Hristiyan kadınlara dua ederken başlarını örtmelerini söyledi. Başı açık olarak dua eden bir kadının başını onursuz kıldığını söyledi. Katolik Kilisesi'nin hukuku, 1983 kodu kuralı kaldırana kadar kadınların kilisede başlarını örtmesini şart koşuyordu. Birçok rahibe hâlâ örtü takar. Hristiyan sanatı İsa'nın annesi Meryem'i neredeyse her zaman başı örtülü gösterir. Kur'an mümin kadınlardan başörtülerini yakalarının üzerine örtmelerini ve dışarıda bir dış giysi giymelerini ister. Öyleyse örtünen Müslüman kadın Kitab-ı Mukaddes'in kuralını bugün kiliselerin çoğundan daha sadakatle tutar. Bir rahibenin örtüsüne pek az kişi baskı der ve bir Müslüman kadının başörtüsü de öyle olmamalıdır.
Ayrıntılı açıklama
Pavlus'un emri
1. Korintliler 11'de Pavlus başı açık olarak dua eden ya da peygamberlikte bulunan (Tanrı adına konuşan) bir kadının başını onursuz kıldığını söyler. Örtünmeyecekse, der, saçını da kestirsin. Bu bir ayıp olduğuna göre, der, başını örtsün. Kiliseden bir kadının Tanrı'ya (﷾) başı açık dua etmesinin uygun olup olmadığına karar vermesini ister. Kuralı yerel bir modaya değil, yaratılışa ve “melekler yüzünden” sözüne dayandırır.
“Ama şunu bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih'tir; kadının başı erkektir; Mesih'in başı da Tanrı'dır.”
“Ama başı açık olarak dua eden ya da peygamberlikte bulunan her kadın başını onursuz kılar; çünkü bu, başı tıraş edilmiş olmakla birdir. Kadın başını örtmüyorsa, saçını da kestirsin; ama saçını kestirmek ya da tıraş etmek kadın için ayıpsa, başını örtsün.”
“Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı. Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. Bu nedenle, melekler yüzünden kadının başında yetki işareti olmalıdır.”
“Kendiniz karar verin: Kadının Tanrı'ya başı açık dua etmesi uygun mudur?”
Kiliseler kuralı yüzyıllarca korudu
İlk Hristiyan yazarlar Pavlus'u gerçek bir örtüyü kastediyor diye okudu. Üçüncü yüzyılın başında Kartaca'da yaşamış bir Hristiyan yazar olan Tertullianus, evlenmemiş kızların bile kilisede örtünmesi gerektiğini savundu. Katolik Kilisesi kuralı hukukuna yazdı. 1917 tarihli Kilise Hukuku Kodu (Kilise'nin yasalar kitabı) kadınların kilisede başlarını örtmesini şart koştu. 1983 Kodu onun yerini aldı ve kuralı tekrarlamadı. Katolik rahibeler yüzlerce yıldır başlarını örter ve pek az kişi onların örtüsüne bir baskı işareti der.
Üçüncü yüzyılın başında yazan Tertullianus, 1 Korintliler 11'den yola çıkarak kilisede yalnızca evli kadınların değil, evlenmemiş kızların da örtünmesi gerektiğini ve örtünün yerel bir gelenek değil, bir hakikat kuralı olduğunu savunur.
Katolik Kilisesi'nin 1917 tarihli Kilise Hukuku Kodu'nun 1262. kanununun 2. kısmı, kilisede erkeklerin başı açık, kadınların ise, özellikle komünyon almaya geldiklerinde, başı örtülü ve edepli giyinmiş olarak bulunmasını emreder. 1917 Kodu'nun yerini tamamen alan 1983 Kodu bu kuralı tekrarlamaz.
Meryem ve Rebeka
İkonalarda (kutsal resimlerde), katedral pencerelerinde ve tablolarda İsa'nın annesi saçları örtülü gösterilir. Rebeka evleneceği adam İshak'ı ilk gördüğünde bir peçe aldı ve kendini örttü. Mişna'nın sonradan (yaklaşık MS 200) yazıya geçirdiği Yahudi hukuku, Yahudi geleneğine aykırı birkaç davranış saydı. Bunlardan biri evli bir kadının başı açık dışarı çıkmasıydı. Öyleyse ikonalardaki örtü o çağın evli Yahudi kadınlarının geleneğine uyar. Batılı bir şehirde bir Müslüman kadının alay konusu olan örtüsü Meryem'in taktığı örtüdür. O şehrin kiliselerindeki tablolarda ve heykellerde vardır.
“Çünkü hizmetkâra demişti ki: Bizi karşılamak için kırda yürüyen bu adam kim? Ve hizmetkâr demişti ki: O benim efendimdir: bu yüzden bir peçe aldı ve kendini örttü.”
Mişna (derlenmesi y. MS 200), bir kadının başı açık dışarı çıkmasını, evlilik sözleşmesindeki hakkı verilmeden boşanabileceği Yahudi geleneğine aykırı davranışlar arasında sayar.
“Ama başı açık olarak dua eden ya da peygamberlikte bulunan her kadın başını onursuz kılar; çünkü bu, başı tıraş edilmiş olmakla birdir. Kadın başını örtmüyorsa, saçını da kestirsin; ama saçını kestirmek ya da tıraş etmek kadın için ayıpsa, başını örtsün.”
| Kaynak | Ne der |
|---|---|
| Rebeka, Yaratılış 24 | İshak'la karşılaştığında peçesini alıp örtündü |
| Pavlus, 1. Korintliler 11 | Başı açık dua eden bir kadın başını utandırır |
| Mişna, yaklaşık 200 | Başı açık dışarı çıkan evli bir kadın Yahudi geleneğini çiğnemiş olurdu |
| Tertullianus, 200'lerin başı | Evlenmemiş kızlar bile kilisede örtünmelidir |
| Katolik hukuku, 1917'den 1983'e | Kadınlar kilisede başlarını örter |
| Kur'an | Başörtüsünü göğsün üzerine örtün ve dışarıda bir dış giysi giyin |
Kur'an kadınlardan ne ister
Kur'an mümin kadınlara humurlarını (başörtülerini) yakalarının üzerine örtmelerini ve süslerini yakın aileleri dışında göstermemelerini söyler. Peygamber'e (ﷺ) müminlerin kadınlarından dışarı çıktıklarında bir dış giysi giymelerini istemesini söyler. Bu, tanınmaları ve incitilmemeleri içindir. Yeni Ahit de kadınlardan “edepli giysilerle” giyinmelerini ister. Müslüman âlimler bir kadının yakın ailesi dışındaki erkeklerin önünde saçını örttüğünde hemfikirdir.
“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Açıkta olup, gözüken kısmı hariç ziynetlerini göstermesinler. Başörtüleri ile yakalarının (boyun, göğüs) üzerini de kapatsınlar. Süslerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kendi kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi (gibi iman etmiş) kadınlar, sahip oldukları köleler, kadınlara ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, kadınların mahrem yerlerini henüz bilmeyen çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey Müminler! Kurtuluşa ermek için hep birden Allah’a tevbe edin!”
“Ey Nebi zevcelerine, kızlarına ve Müminlerin hanımlarına de ki: “Cilbâblarını üzerlerine giysinler.” Bu onların tanınıp, incitilmemeleri için daha uygundur. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
“Aynı şekilde kadınlar da kendilerini edepli giysilerle, utanma ve ölçülülükle süslesinler; örgülü saçla, altınla, incilerle ya da pahalı giysilerle değil; Tanrı'ya saygılı olduğunu söyleyen kadınlara yakışan iyi işlerle süslensinler.”
Ayet ayet
1 Korintliler 11:15 — 11. bölüm, 15. ayet
“Ama kadının uzun saçı varsa, bu onun için bir yüceliktir; çünkü saç ona örtü olarak verilmiştir.”
Hangi konuda kaynak
Bir kadının uzun saçı onun örtüsüdür. Pavlus bir örtü değil, yalnızca uzun saç istiyor.
Cevap
Pavlus bir kadın örtünmüyorsa saçını da kestirmesi gerektiğini söyler. Saçı örtü olsaydı, örtüsüz kadın saçı olmayan bir kadın olurdu. O zaman saçını kesme emrinin hiçbir anlamı olmazdı. Örtü saçın üzerine konan bir şeydir. Kilise onu, Tertullianus'tan 1917 Kilise Hukuku Kodu'na kadar, tarihinin büyük bölümünde böyle okudu.
Vardığı yer — 15. ayet uzun saçı över; 5. ve 6. ayetlerde emredilen örtüyü ortadan kaldırmaz.
1 Korintliler 11:16 — 11. bölüm, 16. ayet
“Ama biri bu konuda çekişmeye kalkarsa, bilsin ki bizim de, Tanrı'nın kiliselerinin de böyle bir alışkanlığı yoktur.”
Hangi konuda kaynak
Pavlus sonunda “böyle bir alışkanlığı yoktur” der. Başörtüsü Korint'in yerel bir geleneğiydi ve bugünkü Hristiyanları bağlamaz.
Cevap
Pavlus gerekçe olarak Korint'in geleneğini vermez. Yaratılıştan ve “melekler yüzünden” sözünden yola çıkarak delil getirir. Eski ve yeni birçok okuyucu “böyle bir alışkanlığı” sözünü aynı ayetteki çekişmeci adama (tartışmayı seven kişiye) bağlar. Bu okumaya göre ne Pavlus'un ne de Tanrı'nın (﷾) kiliselerinin başka bir uygulaması vardır. Kiliseler Pavlus'un yazmasından sonraki on dokuz yüzyılın büyük bölümünde kadınları örtmeye devam etti.
Vardığı yer — Pavlus'un gerekçeleri Korint'in geleneklerinden gelmez ve kiliseler kuralı yüzyıllarca korudu. Müslüman kadınlar onu hâlâ korur.
Bakış açıları
Bugünkü kiliselerin çoğu
Protestan kiliselerin çoğu ve pratikte Katolik cemaatlerin çoğu artık kadınlardan başlarını örtmelerini istemez. Birçoğu Pavlus'un sözlerini birinci yüzyıl Korint'inin bir geleneği olarak okur. Diğerleri 15. ayeti bir kadının uzun saçının kendisinin onun örtüsü olduğunu söylüyor diye okur.
Pavlus bir kadının uzun saçının ona örtü olarak verildiğini söyler. Bazı Hristiyanlar bunu başka bir örtüye gerek olmadığı anlamında okur.
Reddiye
Pavlus uzun saçı bir kadın için bir yücelik olarak gerçekten över. Ama aynı bölümün başlarında örtünmeyen bir kadının saçını kestirmesi gerektiğini söyler. Öyleyse onun saçı kastettiği örtü olamaz. Kilise, Tertullianus'tan 1917 Kilise Hukuku Kodu'na kadar, bunu gerçek bir örtü olarak okudu.
İslami bakış açısı
Başörtüsü Kitab-ı Mukaddes ile Kur'an'ın paylaştığı bir kuraldır. Allah (﷾) onu Kur'an'da emreder, Pavlus da Kitab-ı Mukaddes'te. Onu takan Müslüman kadın Pavlus'un kuralını tutar. Meryem'in neredeyse her zaman gösterildiği gibi giyinir. Onu bir erkek zorladığı için değil, bir ibadet ve Allah'ı (﷾) hoşnut etme isteği olarak takar.
Pavlus bir kadına dua ederken başını örtmesini emreder ve açık bir başın onu onursuz kıldığını söyler.
Pavlus kuralı Korint'in bir geleneğine dayandırmaz: Yaratılış'tan ve “melekler yüzünden” sözünden yola çıkarak delil getirir.
Katolik Kilisesi 1917 tarihli Kilise Hukuku Kodu'nda kadınların kilisede başlarını örtmesini şart koştu. Kuralı ancak 1983'teki yeni Kod ile bıraktı.
Tertullianus, üçüncü yüzyılın başında, Pavlus'u kilisede evlenmemiş kızlar için bile gerçek bir örtü şart koşuyor diye okudu.
Kur'an mümin kadınlara başörtülerini yakalarının üzerine örtmelerini emreder. Onlara dışarıda bir dış giysi giymelerini söyler.